jump to navigation

Teknoloji: 1 – Türkiye: 0 Temmuz 1, 2008

Posted by splitmerge in Konu Dışı.
Tags:
trackback

Uzunca bir süredir bilgisayar dünyasının içindeyim (merak etmeyin kısaca özetleyeceğim), bunca sürede anladım ki, -isterseniz bunu bir yakınma olarak sayın- dünyada teknoloji adına ne olup bitiyorsa geriden takip ediyoruz.

Aytun Çelebi

Sözlüğü açıyorum ve görüyorum ki ehlikeyif, keyfine düşkün anlamına geliyor. Zaten kütüphaneye kadar gidip sözlük aramak yerine, Türk Dil Kurumu’nun sayfasına (www.tdk.gov.tr) bakmamdan da (oh the irony!) anlaşılabileceği üzere, teknolojiyi elimden geldiği kadar keyfe ve konfora dönüştürmeye gayret eden bir kişiyim. Hasılı, bundan böyle sizlerin de başını ne derece gerekli olduğu tartışılır maceralarımla ağrıtacağımdan dolayı, -bu sefere mahsus- özür diliyorum.

Uzunca bir süredir bilgisayar dünyasının içindeyim (merak etmeyin kısaca özetleyeceğim), bunca sürede anladım ki, -isterseniz bunu bir yakınma olarak sayın- dünyada teknoloji adına ne olup bitiyorsa geriden takip ediyoruz. Her yıl ülkenin teknolojik gündemine bir yığın yeni konu düşüyor ve bunları bütün sene, ha çıktı, ha çıkacak, biz ne zaman kullanacağız merakıyla bekliyoruz. Ben de bu ilk yazıda 2007’de görmek istediklerimden bahsetmek istiyorum.

Bilgisayarların geleceği farklı kollara ayrılmış bir durumda. Bundan 10 yıl önce eğitim için lâzım diyerek Commodore’lanan, Amiga’lanan kullanıcılar artık internetlenmek, oyunlanmak veya çalışabilmek için PC alıyor. (Bilgisayar kullanıcılarının video, müzik gibi multimedya içeriğe erişimi öyle arttı ki, YouTube gibi sitelerin TTNet’e ayrı bir bağlantı teklif ettiği dedikoduları ortada dolanıyor.) Haliyle bu yaygın kullanım, ev eğlence sistemlerine de yarıyor. Crea, HP, Casper, Beko gibi markaların ürünlerine televizyonda ve fuarlarda rastlamak mümkün. Windows Media Center Edition klavye, uzaktan kumanda ve işletim sistemi de geçtiğimiz yaz sonundan bu yana satılıyor. Fakat bu ürünlere talep nedense ürün çeşitliliği kadar hızlı artmıyor (sebep fi yatların yüksekliği olmasın sakın!).

Şunu da belirteyim, ben evimde kablo TV bağlı bir ev eğlence PC’si kullanıyorum.

(Windows MCE işletim sisteminin TV rehberi işlevinden son derece memnunum. Tüm kanallarla uyumlu olacağı günleri de göreceğiz inşallah.) Video, müzik, fotoğraflar ve hava durumu, tarayıcı gibi sonradan yapılabilen ücretsiz eklentiler de tatlının üzerindeki kaymak misali.

İşletim sistemiyle uydu TV kartları desteklenmediğinden, dijital yayına geçişimi sürekli erteliyorum. Bu esnada Vista kapıya dayanıyor, fakat o da sadece DVB-T (dijital karasal yayın) destekliyor ve bunun için en az birkaç yılımız daha var. Bu durum, Türkiye’yi değil tüm Avrupa’yı rahatsız ediyor. Şu an sadece Amerika, Almanya ve bazı uzakdoğu ülkeleri DVB-T için yaygın bir içerik sunuyor. (Belirsizliğin diğer yanında ise HDTV duruyor. Bunun için az sayıda kanal yatırım yapıyor olsa da, en az bir sene bu yayınları izleyemeyeceğimiz ortada.)

Dizüstülere bakıyorum, içim yine kararıyor. Avrupa en az iki sene önce Thin & Light (ince ve hafi f) dizüstülerle sarsılmış, bu sarsıntının keyfi ni atlatmış durumda. Biz ise 2006’da bu tip ürünleri yaygın şekilde görebildik. (Üreticiler ellerindeki 15 inç stoklarını eritemediklerinden, ufak ekranlı (13 inç ve altı) dizüstüler ateş pahasına satılıyor.) 2006’da Cebit ve Computex’te gördüğümüz maksimum 10 inç LCD ekranlı Ultra Mobile PC’ler (bazıları hala Origami diyor, halbuki Microsoft’un bu ürünlerde kullandığı navigasyon sisteminin adı Origami) ise hâlâ ülkemize ulaşmadı.

Her eve internet kampanyaları inatla sürüyor, burası iyi. Fakat kötünün iyisi… Türk Telekom’un kullanımın çoğu kotalı bahanesiyle, sadece kotalı hatları ucuzlatması bana komik geliyor. (Kotalı hatların daha çok tercih edilmesinin sebebi, sadece onların fifi yatının düşük olması olabilir mi acaba?) Yabancı arkadaşların internet hızımıza acır gözle bakması, yurtdışında yaşayan Türk arkadaşlarımızın ise açıkça dalga geçmesi (tamamen arkadaşlarla samimiyetimizden kaynaklı, yoksa TTNet’in bu işte suçu olamaz) ne zaman sona erecek diye kendime ara sıra soruyorum. Artık ne zaman hızlanır veya ucuzlar diye sormuyorum, öyle sorunca olmuyor, en azından bunu anladım. Zaten bu konuda bize bir tarih veren de yok. Size veren varsa bana bir e-posta atabilirsiniz.

En son olarak da hoşuma giden bir gelişmeden bahsedeyim. (Yine 2006’nın sonunda Vestel’in Manisa’daki dizüstü fabrikasını görme şansım oldu. Burada yurtdışındaki fabrikalardan farksız bir fabrikayla karşılaştım.) Elektronik ürünlerden sorumlu İcra Kurulu Üyesi Özer Ekmekçiler’in yurtiçi kadar yurtdışına da üretim yapıldığını belirtmesi ise ayrı bir gurur vesilesi oldu. Umuyorum ki Vestel, söz verdiği aralıkta fiyatlar ve kaliteli bir servis sunar. 2007’den güzel gelişmelere gebe olmasını diliyorum, az da olsalar insanın umudu kaybolmuyor.

Yorumlar»

No comments yet — be the first.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: