jump to navigation

MİKRO MANTIK Haziran 30, 2008

Posted by splitmerge in Konu Dışı.
Tags:
trackback
Transistor’ün icadıyla beraber başını Japon firmaların çektiği bir “küçültme” yarışı başladı. Bir ara durulur gibi olduysa da, bu süreç artık yeniden gündemde…

Berker Güngör
Herşeyin daha da küçük ve daha da derli toplu olmasına bir itirazım yok. Bu çabalar şüphesiz biz insanlara her açıdan çok daha verimli makineler yapma fırsatı veriyor. Daha az enerjiyle çalışan, daha az yer kaplayan, kolayca ihtiyaç duyulan yere götürülebilen ve daha az kaynak ile üretilebilen makineler. Sonuç olarak bugün bindiğim motosiklet daha az malzemeyle üretilebiliyor, daha az yakıt harcıyor ama sürat, dayanıklılık ve konfor olarak 50 yıl önce üretilen benzerlerinden çok daha ileri bir performans sunuyor. Bilgisayar ve elektronik aletlere gelince, ufalmanın bu sektöre katkılarını tartışmaya bile lüzum yok. 50 yıl önce hayal bile edemediğimiz teknolojiye bugün sahip olmamızın yegâne sebebi, gittikçe daha küçük ve karmaşık cihazlar üretebilmemizdir.

Peki ama bu trend daha ne kadar sürecektir, bunun bir sınırı olması gerekmez mi? Burada kasdettiğim Moore Kanunu ya da başka bir benzeri de değildir. Şüphesiz biliminsanları farklı malzemeler ve teknikler kullanarak şimdikinden çok daha küçük işlemciler yapmayı başaracak, hatta zaman içinde tüm bir PC’yi deri altına yerleştirilebilen tek bir yonganın içine yerleştirmeyi de başaracaklardır. Fakat bu arada bazı önemli detaylar gözden kaçmıyor mu?

Mesela biz insanların kendi ürettiğimiz makinelerle olan etkileşimi henüz çok ilkel bir seviyededir. Bir bilgisayar istediği kadar küçülsün, bizler yine de onları kullanabilmek için büyük ve hantal klavyelere, farelere, pahalı dokunmatik ekranlara ve daha bir sürü araca ihtiyaç duyuyoruz. Kaldı ki bunları da doğru düzgün kullanabildiğimiz söylenemez, dünyadaki en ergonomik klavye bile ne yaptığını bilmeyen bir adama bilgisayar kullanmasında yardımcı olamaz.

İşin doğrusu bilgisayar kullanan herkesin içten içe tamamen yeni, tamamen farklı ve minik bir kontrol cihazı için yanıp tutuştuğunu da sanmıyorum. Öyle olsa yıllar boyunca pek çok ilginç ve yenilikçi kontrol cihazı piyasadan silinip gitmezdi. İşin özü şu, biz insanlar dünyayı anlamak ve ona hükmetmek için eskiden beri ellerimizi kullanmaya alışmışızdır. Şahsen beni eve dizüstü bilgisayar sokmaktan alıkoyan en büyük husus, bu cihazlardaki klavyelerin minikliğine ve “touch pad” denen o dokunmatik zamazingoyu kullanmaya asla alışamamış olmamdır. Büyük ve rahat bir klavye, elime tam oturan bir fare, önümde büyük bir ekran ve iki yanımda güçlü hoparlörler görmek isterim. Ancak o zaman bilgisayar kullanmaktan zevk alabilirim. Durum böyle olunca bilgisayar kasasının boyutlarının kibrit kutusu ebadına inmesinin bana herhangi bir faydası olabilir mi?

Hayır, faydası olmaz hatta aksine zararı bile olabilir. Bir düşünün, biz insanlar uzun zamandır kullandığımız makineleri üretebilmek için parmakları bizimkinden çok daha ince olan makinelere ihtiyaç duyuyoruz. Tabii bu aslında neden tüm elektronik eşya üretiminin Çin’e kaydığını da bir nebze açıklıyor ama onun tek sebebi ince parmaklar değil!

İşin özü şu, her şey kibrit kutusu boyutlarına inmeye başladığından beri, bizler eskiyen ya da bozulan makinelerimizi onarıp kullanmaya devam etmek yerine, atıp yenisini almayı adet edindik. Çünkü zaten istesek de onarmamız pek mümkün olamıyor! Bu belki kapitalizmin üzerine dayandığı yegâne direk olabilir ve hatta bundan vazgeçmeyi teklif etmek bile aynı anda milyonlarca liberalin yüreğine indirmeye yetebilir. Ama öte yandan her bireyinin senede 4-5 cep telefonu değiştirdiği, yılda ortalama 5-6 adet çeşitli türden elektronik eşyayı çöpe attığı bir gezegenin ne kadar ömrü kalmış olabilir?

Lisedeki havuz problemlerini çağrıştırıyor değil mi? Bir gezegene dört koldan zehirli atık dolmaktadır. Gezegendeki doğal hayatın tükenmesi için kaç sene geçmesi gerekir, hesaplayınız!

Yorumlar»

No comments yet — be the first.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: