jump to navigation

INTERNET TELEVİZYON’A KARŞI Haziran 30, 2008

Posted by splitmerge in Konu Dışı.
Tags: ,
trackback
Uzun zamandır pek televizyon seyrettiğim söylenemez. Zaten eskiden beri çok seçici bir insan olmuşumdur. İzlediklerim, dinlediklerim, okuduklarım konusunda hayli seçiciyimdir.

Berker Güngör
Hoş, çocukluğu tek kanallı televizyon dönemine denk gelen biri olarak zaten pek fazla televizyon seyretmeye alışmamıştım. Kitaplar, mecmualar, fasiküller benim çocukluğumda hayli önemli yer tutmuştu. Bu yüzden memlekette televizyon kanalları pıtrak gibi çoğalmaya başlayınca önceleri biraz ilgilenmiş olsam da, çok kısa sürede egemen olan yayıncılık anlayışından tiksinip ekrana daha da temkinli yaklaşmaya başladım.

Ne var ki aynı şeyi herkes için söylemek mümkün değil. Ülkedeki çoğu insan, özellikle de işi gücü başından aşkın ebeveynler için televizyonculuk standardlarındaki düşüklük çok da büyük bir problem teşkil etmedi, etmiyor, etmeyecek. Onlar için televizyon, akşamları önünde oturup yenen yemeği hazmederken pek fazla kan gitmeyen beyinlerini yormadan meşgul edecek bir cihaz. Bunun da ötesinde, bütün gün okulda oyalanan çocukların akşamları evde ayakaltında dolaşmalarını önleyecek harika bir buluş. Tabii ki bunda şaşıracak bir şey yok, televizyon kısa sayılabilecek tarihinde hangi ülkeye girdiyse aileler üzerinde aynı etkiyi yaptı. Amerika’dan Japonya’ya kadar her yerde televizyonun “çocuk bakıcısı” rolü üstlenmesine itiraz edilmedi. Ülkemizde de durumun farklı olmasını beklemek safdillik etmekten öte gidemezdi.

Fakat geçen yıllarla beraber televizyonculuk belirli aşamalardan geçti, belirli evreleri geride bıraktı. En azından örnek almaya çalıştığımız kapitalist Batı ülkelerinde böyle oldu. Bizim saplanıp kaldığımız yayıncılık modeli ise en azından 40 yıl geriden geliyor denebilir. Haliyle nispeten genç ve en azından teoride öğrenmeye aç beyinlerle dolu ülkemizde, bu köhne yayıncılığın meyvelerinin yirmibirinci yüzyıl teknolojisiyle yarışabilmesi beklenemez. Hele de bilgisayar gibi tamamen etkileşimli bir cihazın yavaş yavaş her evde kendine bir yer bulduğunu düşünürseniz!

Düşünün, bir yanda internet bağlantısı sayesinde dünyadaki her türlü bilgiye ulaşabilen bir cihaz! Ülkenizde yayınlanmayan diziler, filmler, kitaplar, müzik albümleri, oyunlar, haberler, söyleşiler ve daha nice lezzete erişebileceğiniz bir kaynaktır bu. Yasal ya da değil, herşeyi bulabilirsiniz, yani sonuç olarak inanılmaz bir içerik var! Oturup karşılıklı sohbet edebileceğiniz, sizinle aynı konularla ilgilenen insanlara ulaşmanız bile mümkün.

Peki ya televizyon? Tüm bunların karşısında televizyon izleyiciye ne sunuyor? Türkiye’nin en çok izlendiğini iddia eden kanallarının yayın programlarına bir bakın. En az izlenenlerle aralarında gerçekte pek fark olmadığını göreceksiniz. Pek az kanal gerçekten ilgi çekecek programlara yer veriyor, kaldı ki onlar bile sık sık tekrarlarla ilgiyi kısa sürede yitiriyorlar. Diğerlerine gelince, cılkı çıkmış magazin programları, dibi gelmeyen anlamsız futbol tartışmaları, siyasi propaganda savaşları, hepsi aynı kalıptan çıkma yerli diziler, tekrardan feri kaçmış Yeşilçam filmleri ve daha nice saçmalığı izleyicinin burnuna sokarak yayıncılık yaptıkları hülyasında yaşayıp gidiyorlar.

Evet, belki bugün için televizyon bilgisayardan daha erişilebilir bir cihazdır. Özellikle ileri yaş grupları için henüz bilgisayar denen nesne televizyon kadar kullanımı basit olmayabilir. Belki asla o kadar erişilebilir olmayacaktır da. Ama bilgisayarın düğmesine basmayı bilmeyen her ihtiyara karşılık, internetin ve bilgisayarın sırlarına vâkıf olmak için çabalayan bir düzine gencin bulunabildiği bir ülkede yaşadığımızı da unutmamak gerekir. İyi ya da kötü, çok daha fazla seçenek sunan bir rakibin karşısında televizyon daha kaç sene saltanat sürebilir? Daha şimdiden bilgisayar oyunlarının geliri Hollywood’u defalarca katlamadı mı? Hadi o kadar uzağa gitmeyelim, evlerde akşamları ebeveynler ve çocuklar arasında “birlikte televizyon izleme ” bilgisayarla zaman geçirme” kavgaları yaşanmıyor mu? Senelerdir bu konuda o kadar çok mektup aldım ki, özellikle de genç okurlardan, insan ister istemez merak ediyor. Bilgisayar-TV çekişmesi nesiller arası çatışmanın teknolojik bir yansıması mıdır? Eğer öyleyse, çoğu zaman olduğu gibi, er ya da geç burada da eski yerini yeniye terketmeyecek midir?

Yorumlar»

No comments yet — be the first.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: