jump to navigation

İNSAN VE MAKİNE Haziran 30, 2008

Posted by splitmerge in Konu Dışı.
Tags:
trackback
İNSAN VE MAKİNE

Berker Güngör
Son birkaç saattir sandalyemde oturmuş, ekrana bakarak bu ayki köşe yazımda neden bahsetmek istediğime karar vermeye çalışıyorum. Gecenin ıssızlığını bozan tek unsur ise çevremdeki makinelerden yükselen tekdüze homurtular.

Uzaklarda bir yerlerde bir soğutucu çalışıyor, uğultusunu duyuyorum. Bir jeneratörün tekdüze gürültüsü arka plana yansıyor. Elektrik ampullerinin kendine has vınlamaları, bilgisayarımı soğutan fanların hafif uğultusuna karışıyor. Uzaktan geçen araçların yeknesak motor sesleri, arada bir çalan oto alarmlarının rahatsız edici çığlıklarıyla bölünüyor. Şüphesiz şehir uyumuyor ve içindeki insanların bir kısmı geceyi çeşitli uğraşlarla geçiriyorlar. En azından uzaktan uzağa duyulan oto alarmları ve siren sesleri bende bu imgeyi canlandırıyor.

Tüm bu gürültülerin işaret ettiği bir nokta var, o da makinelerle insanlar arasındaki büyük uçurum. Parmaklarım klavyenin üzerinde hareketsizce bir sonra ki fikir dizgisinin kafamda oturmasını beklerken, bilgisayar ekranında hep aynı tempoyla yanıp sönen yazı imleci de bir dervişin sabrıyla bu bekleyişe ortak oluyor. Ama parmaklarımla imleç arasında büyük fark var gerçekte, çünkü parmaklarım imleç kadar sabırlı değil. Arada bir beklemekten sıkılıp kahve fincanına uzanabiliyorlar mesela, fincanın çoktan boşalmış olduğunu belki de onuncu kez unutarak. Oysa imleç sabırlı, bıraktığım yerde bekliyor. Elektrik kesilmediği sürece de bu sabrını sürdürebilecek kadar olgun.

Acaba gerçekten öyle mi? İmlecin bu sabrı gerçekten de olgunluğundan mı kaynaklanıyor? Yoksa başka herhangi bir şey yapmayı bilmediği, bilemediği için mi bana sabır gibi gelen bu tavrı sergiliyor? Tabii ki imleç olgun değil, çünkü o sadece bir araç, tıpkı duvara çivi çakmakta kullandığım çekiç ya da binip gitmek için kullandığım motosiklet gibi! Her aracın yaptığı gibi, imlecin de kullanılmadığı sürece sessiz sedasız beklemekten başka çaresi yok, çünkü doğasında olan bundan ibaret.

İşte bu sebeptendir ki okumakta olduğunuz yazıyı yazan da benim, imleç değil. Çünkü tüm diğer araçlar ve makineler gibi, o da sadece tasarlandığı işi yapmak için var. Gecenin sessizliğinde duyduğum tüm o cihazlar da aynen bunu yapıyorlar, çıkardıkları seslerin tekdüze olmasının ana sebebi de bu zaten, devamlı aynı şeyi yapıyor olmaları. Zaten olması gereken de bu, değil mi? Kim bilgisayarında oyun oynarken ekran kartının volümetrik sis hesaplamaları yapmayı bir kenara bırakıp da birdenbire Deizm üzerine düşünmeye başlamasını ister ki? Bu şüphesiz eşyanın tabiatına aykırı olurdu!

Oysa ben istesem de saatlerce başka hiçbir şey düşünmeden aynı işi yapmayı beceremiyorum. Doğrusu bunu becerebilen çok insan gördüm ve kıskandığım anlar da olmadı değil. Şüphesiz kırk yıl boyunca her gün aynı işi yapmak insana bazı şeyler kazandırabilir. Ama ya kaybettirdikleri? İnsanın özelliği aklının daldan dala konmasında, devamlı farklı çiçeklerden öz alıp sonra da bunları envai düşünsel lezzete sahip fikirlere dönüştürmesinde yatmaz mı? Her günü aynı şekilde geçirmek, her dakikayı metronomun vuruşları gibi düzenli yaşamak makinenin tabiatına uyabilir belki. Asla yeni bir şey öğrenmemek, yeni bir düşünceyi tatmamak, yeni bir şüpheyle kıvranmamak, yeni bir aydınlanışla ışıldamamak ama sadece ve sadece verilen bilgileri işleyip, umulan sonuçları elde etmek.

Bir insan gerçekten böyle varolabilir mi? Bunu yapmayı başarsa bile artık ona insan denebilir mi? Yoksa o artık sadece ekranda düzenli biçimde yanıp sönen bir imleçten mi ibarettir?

Yorumlar»

No comments yet — be the first.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: