jump to navigation

Hem Küresel, Hem Yöresel Haziran 30, 2008

Posted by splitmerge in Konu Dışı.
Tags: ,
trackback

Gezegen ısınıyor, hepimiz öleceğiz! Diye çığlık atıp duran insan evlatlarına sorasım var, ya ne olacaktı? Her yaptığımız makine deli gibi enerji tüketiyor, çılgın gibi ısı üretiyor!

Berker Güngör
Fizik ilminin değişmez kanunlarındandır, ne madde ne de enerji, yoktan varolmaz, vardan yokolmaz. Ancak bir halde diğerine geçerek öyle ya da böyle var olmaya devam eder. Odunu yakarsanız bolca kül, duman ve ısı elde edersiniz. Artık odun yoktur ama ondan ortaya çıkan unsurlar vardır.

Ama tabii gezegen bu kadar büyük, para bu kadar tatlı olunca, insanlar en basit fizik kurallarını bile kulak ardı etmekte sakınca görmüyorlar! “Akan su pislik tutmaz!” gibi dibine kadar yanlış, dibine kadar vurdumduymaz atasözlerinin lügâtlarda yer alması bunun kanıtı değildir de nedir? Yeterince pisliği içine boşalttıktan sonra en büyük nehirlerin bile lağıma dönüştüğü son iki asırda defalarca ispat edilmemiş midir?

Dedim ya, para çok tatlı, gezegen çok büyük. Öyle büyük ki, ısınma ve soğuma döngülerindeki değişimlerin hissedilmesi belki yarım asır zaman alabiliyor. Mesela bugünlerde ensenizde boza pişiren yaz sıcaklarının sebebi 1950’li yıllarda amansızca yapılan, gezegenin canına ot tıkayan nükleer denemelerdir. İnsanoğlu gezegeni bol bulup üzerinde atom üstüne atom patlatmakta sakınca görmeyince böyle oluyor işte.

Ama sadece atomla, hidrojenle sınırlı da değil bizim suçlarımız. Yaptığımız her makine illa ki biraz kirlilik, biraz sıcaklık yayıyor, bol bol kaynak tüketiyor. Diyeceksiniz ki, fizik kuralları böyle, ısı üretmeyen kaynak tüketmeyen makine olmaz ki! Güzel de, sırf maliyeti yükseltip kârları düşürmemek için egzozundan alev kusan otomobiller üretmenin bir anlamı var mıydı? Para etmiyor diye binlerce rafinerinin atık bacasında sabah akşam envai çeşit gazı yakarak atmosferi ısıtmanın ve oksijeni tüketmenin lüzumu var mıydı? Daha hızlı işlemciler üretip pazar payını kapmak için, deli gibi elektrik çeken ve güneş koronası gibi ısınan işlemciler üretmenin mantıklı açıklamasını yapabilir mi bana birileri?

Evet, delirmiş durumdayım! Evimdeki masanın altında koca bir soba var! Koca bir soba! İçindeki bir dolu fanın gürültüsüyle kafa şişiren, ama beş dakika oyun oynayıp kafa dağıtmaya kalktığımda çökene kadar ısınan koca bir soba! Eski odun sobalarından tek farkı var, Windows işletim sistemine sahip olması! Oda sıcaklığını ölçmek için termometre kullanmıyorum, biliyor muydunuz bunu? Masaüstündeki pencereden donanım ısısının iniş çıkışına bakarak hava tahmini yapabiliyorum artık! Delirip kasanın içine kritik noktalara serin hava basacak üç yeni fan daha ekledim ve sonuç olarak on derecelik bir düşüş yakalamayı başardım. Sonra ne oldu dersiniz? Yazın ilerleyen günleriyle beraber hava on derece daha ısındı! Başladığım yere döndüm! BAŞLADIĞIM YERE DÖNDÜM!

Merak ediyorum, Intel ya da AMD laboratuvarlarında ortaokul seviyesinde fizik bilgisi olan hiç kimse yok mu? Daha fazla enerjiyi, daha dar bir hattan, daha hızlı aktarmaya kalktığınızda, çok daha fazla ısı üreteceğinizi düşünemediniz mi? Ne oldu, işlemci yarışınız geldi 3 GHz civarında tıkandı, siz de kalkıp bit kadar alana iki hatta dört işlemci sığıştırmaya başladınız.

Sıradan bir tek çekirdekli işlemcinin, soğutmasız çalıştırıldığında, yanarak ölmeden önce kaç derece sıcaklığa ulaştığını biliyor musunuz sevgili okuyucularım? 5,000 santigrad derece! Evet, güneşin korona sıcaklığına eşit bir ısı! Şimdi düşünün, o nesne evinizin ortasında devamlı ısı üretiyor, tıpkı bir soba gibi! Ve size düşen bir sobayı soğutmaya çalışmak! Ah evet, çok hızlı bir soba, orası öyle tabii! Her çalıştırmaya kalktığımda açılan kapağından yüreğime kor döken, kafamı ütüleyen, paramı tüketen ve karşılığında istediğim hiçbir şeyi yapamayan çok hızlı bir soba! İnanın, bir ara sırf bu karın ağrısı şeyi soğutabilmek için odama klima takmayı düşünmedim değil. Ama klimaya, egzos fanına ya da su soğutmasına daha fazla para harcamaktansa, ucuz bir vantilatörün karşısında soğuk limonata yudumlayıp kitaplarımı okumanın daha masrafsız olacağını hesap etmem çok zaman almadı.

Görüyorsunuz ya, belki Intel ya da AMD mühendisleri gibi bir dâhi olmayabilirim. Ama bilgisayar sektörünün canını acıtacak kadar maliyet hesabı yapmaktan aciz sayılmam!

Yorumlar»

No comments yet — be the first.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: