Sahip Çıkalım Haziran 30, 2008
Posted by splitmerge in Konu Dışı.Tags: Sahip Çıkalım
add a comment
Ecevit Bıktım
Günümüz gençliğinin sorunu; kendi yeteneklerinin farkında olamaması ve yeteneklerini çıkaracağı mekânların, fırsatların olmaması. Durum bu iken birçok genç kendi yolunu çizemiyor. Bizim milletimizde bir eğitim bilinci var. Bu eğitim bilincine göre eskiden fen ve matematik önemliydi. Fen ve matematik dışında bırakın resim, müzik gibi etkinlikleri, edebiyat ve dil bile önemsizdi. Günümüzde, küreselleşen Dünya’da, tabii ki bu şartlar da güncelleniyor, doğal olarak. Şimdi de bütün dersler önemli ama resim, müzik ve bilgisayar önemsiz. Günümüz gençliğinin büyük sorunları var. Bence en büyük sorun yetenekli gençlerin, çocukların desteklenmemesi, kendi yeteneğine uygun, kendi istediği mesleği seçememesi. Siz bu alanlarda gençlere destek vermezseniz tabii ki de ülkemiz ve gençlik sorunlu olur. İşin en garibi (meyve veren ağaç taşlanır misali) yetenekleriyle bir şeyler yapmaya çalışanları da taşlamak gibi bir huyumuz var. Ne zaman taşladığımız kişi herhangi bir alanda başarılı olursa, o taşladığımız ağacı başımızın tacı yapıyoruz ama maalesef bazen çok geç kalabiliyoruz.
Günümüz gençliğinin bir başka sorunu; kendisini anlatamamak ve kendisini anlatacak kişileri bulamaması. Buldukları kişiler de en fazla kulak dolgunluğu kadar dinliyor. Biz eğer diyorsak ki bu ülke bir yerlere gelsin, en önemlisi eğer diyorsak ki gençliğimizi uyuşturucu ve bunun gibi kötü alışkanlıklardan uzak tutalım, bunun için ailede, toplumda çocuklar ve gençler dinlenmeli, yetenekleri doğrultusunda da desteklenmelidir. Eğer siz büyükler olarak bizleri doğru yönlendirirseniz, bizim için değil aslında kendiniz için iyilik yapıyorsunuz. Sokağa çıkıp sorduğumuz zaman hiç kimse işinden memnun değil. Hiç kimse olmak istediği meslekte değil. Buna bağlı olarak o kişiler hayatlarında da mutlu değiller.
Benim düşüncelerime göre:
Günümüz gençliğinin sorununun çözümü; asıl problem eğitim sistemimizde başlıyor. Ülkemizde her öğrenciye yetenek testi yapılırsa ve bu sonuçlara göre bu kişilerin yeteneklerini belirleyip bu tür okullar açarak (çok zor değil) bu sağlanabilir. Bu sisteme göre öğrencilerin yetenekleri ile ilgili sınavsız eğitim yani yalnızca kişinin yeteneklerini geliştirici eğitim yapılırsa eğer bu ülkenin çok önemli sıkıntılarının çözümü olabilir. Aynı şekilde yeteneğine uygun üniversite eğitimi (yani daha önce aldığı eğitimin Premium düzey eğitimini vermek) ile çağdaş bir eğitim ve sınavsız olduğu için yani yalnızca eğitim-öğrenime dayalı olduğu için geleceğin bilim adamları’nın Türkiye’den çıkması mümkün olacaktır. Bu sistem bizim için yani bu günkü Türkiye için imkânsız gibi görülebilir ama bence değil gelecek için umut eden bir hayal gerçek olabilir.
Şu an için sizlerden tek ve en önemli ricamız lütfen ülkemizdeki yetenekli kişilere sahip çıkalım, yaşları kaç olursa olsun.
Bu yetenekler müzik, resim, hat sanatları, modacılık, mimarlık ve bilgisayarcılık gibi alanlarda olabilir. Hep söylenen bir söz var (kendi ilgi alanım için söylüyorum) “Bilgisayar boş iş” eğer bizler bu mantıkla yürürsek; bugünün boş işleri yarının gerçekleri olduğunda kendimizi bulamayacağımız yerlerde olabiliriz.
Fuarlarımıza Sahip Çıkalım Haziran 30, 2008
Posted by splitmerge in Konu Dışı.Tags: Fuarlarımıza, Sahip Çıkalım
add a comment
Ecevit Bıktım
Bir Cebit Avrasya’yı daha geride bıraktık. Bıraktık bırakmasına da, sayılı bilişim fuarlarından olan Cebit Avrasya hakkında yapılan yorumlarda yine bir hoşnutsuzluk söz konusuydu. Ne zaman bu fuara gitsem, arkasından insanların “Bu sene de yine bir şey yoktu!” demeleri beni çok şaşırtıyor. Dolayısıyla ben de bu insanların ne görmeyi umduğunu merak ediyorum. Beklentiniz gerçekten nedir? Dansçı kızlarla dolu bir şov mu? Bol bol bedava promosyon mu? Yoksa gerçekten yeni ürünleri görmek mi?
Hemen söyleyeyim, Cebit Avrasya’da şovun âlâsı vardı. Ünlüler bu fuarı ziyaret ettiler. Bir teknomarket Cebit’e özel fiyat indirimi uyguladı ve yeni ürünleri de görmek mümkündü. Bilişim zirvesi zaten başlı başına bir olaydı. Sadece onun için bile fuara gidilirdi. Peki, hiç mi aksaklık yoktu? Elbette ki vardı. Çok güzel ürünlerin sergilendiği İş Dünyası adlı bölüme kartviziti olmayanlar giremiyordu. Çoğu firmanın Türkiye ofisleri pek ortada yoktu. Ayrıca ulaşım da inanılmaz derecede sıkıcıydı. Yine de Cebit Avrasya’nın bu kadar kötü eleştiriyi hak etmediğini düşünüyorum.
Diğer ülkelerde durum
Almanya Cebit fuarında birçok büyük markanın fuara katılmadığını gördük. Tamam, ulaşım sorunu yok ama katılım da gün geçtikçe azalıyor. Fuara giden birçok kişi yeni ürün göremediklerinden şikâyetçi oluyor. Bu aslında normal, çünkü günümüzün dünyasında yeni ürünler fuarlarda tanıtılmıyor. Zaman nakittir, denilerek ürünler çıkar çıkmaz tüm dünyaya gösteriliyor. Durum böyle olunca yeni bir üründen fuardan çok önce haberdar olunuyor.
Taiwan’ın Computex fuarında da benzer bir durum söz konusu. Gittiğimizde hep haberini duyduğumuz ürünleri gördük. Altını çiziyorum, gördük. Yani bu ürünlerin çalışır demolarını gördük. Yakından inceleme fırsatı da bulduk. Çünkü artık kimse kendi standında “dünyada ilk” diye bir pankart asmıyor. O kadar çok ürün var ki! Artık bizler ürün avlamak zorunda kalıyoruz. Yani önceden araştırıp, o standa gidip, ürünü soruyoruz, inceliyoruz. Unutmadan söyleyeyim, Cebit Almanya oldukça büyük bir alana sahip. Bu yüzden de dünyanın en büyük fuarlarından biri. Buna karşın Computex oldukça küçük, bizim Cebit Avrasya’dan büyük değil.
Kimseye kulak asmayın
Cebit Avrasya, yazının başında da değindiğim gibi, bizim ülkemiz için çok önemli bir fuar. Almanya Cebit fuarında bizim fuarın tanıtımına birçok kez şahit oldum. Bu yüzden de bu fuarda bir şey yoktu gibi yorumlara da katılmıyorum. Bu yorumların sonucunda fuara katılım kesilirse ne olacak? Cebit Avrasya artık gerçekleşmezse ne olacak? Ne kadar kötü olur, hiç düşündünüz mü? Türk bilişim dünyasını tek bir çatı altında toplayan bu tür fuarlara kesinlikle ihtiyacımız var! Ayrıca cep telefonu üreticilerinin, tüketici elektroniği firmalarının bu fuarda ne işi olduğunu sorgulamayı da keselim artık. Çünkü bilişim artık her yerde. Bu yüzden siz siz olun bu tür menfi yorumlara kulak asmayın. Yeni ürünlerin haberlerini yine çeşitli kaynaklardan takip edin. Ama bir fuar olduğunda da oraya gidin ve bu ürünü yakından tanıma şansını yakalayın. Ancak o zaman katılım artar, firmalar çoğalır ve Cebit Avrasya gibi fuarlar gereksiz yorumlardan kurtulur.
