Cinsel organı patladı Nisan 21, 2009
Posted by splitmerge in Her Telden.Tags: Cinsel organ
1 comment so far
Cinsel organı patlayan üniversite öğrencisi kız dünyayı şoke etti.
19 yaşındaki Çinli Üniversite öğrencisi Li Mei Xia, bulunduğu şehirde yeni açılan müzikli su gösterisi için parka gitti. Akşamları havuzun etrafındaki rögarlardan gökyüzüne su fışkırıyor ve bu su müzik eşliğinde elektronik olarak dans ediyordu.Bu müthiş gösteri için insanlar akın akın parka geliyordu.
SU HAVAYA UÇURDU
Öğleden sonra henüz faliyette olmayan bu havuzun kenarında dolaşan Li Mei, yanındaki kamera ile havuzun görüntüsünü almak istedi.Fotoğraf çekerken farkında olmadan gökyüzüne su fışkırtan rögarın üzerinde duran kız, aniden açılan suyun basıncıyla bir anda kendini havada buldu.

Kanlar içerisinde yere düşen kız ambulansla hastaneye kaldırıldı.Yapılan ilk tetkikte suyun fırlatma şiddetiyle cinsel organı ve bağırsakları patlayan kız hemen ameliyata alındı.Bir haftada 3 operasyon geçiren ve toplam 179 gün hastanede kalan kız hemorajik şok, vajinal yırtılma,vajinal fistül ve sigmoid kolon cerrahi tedavileri gördü.
DAVACIYIM
Olay günü mini etek giydiğini belirten Li Mei, “Gündüz olduğu için gösteri yoktu.Bende fotoğraf çekmek istedim.Onlarsa akşam gösterisi için deneme yapıyorlarmış.Ancak hiçbir uyarı levhası bulunmuyordu.Geçirdiği operasyonlardan sonra anne olmamda tehlikeye girdi.Bu yüzden davacıyım” dedi.

Geçen yıl olan bu ilginç kazanın davası önceki gün sonuçlandı.
Mahkeme havuzun iştemecisinden toplam 189 bin Yuan tazminat isteyen kıza 27 bin Yuan tazminat ödenmesini kararlaştırdı.Mahkeme kararını temyize götüren kıza 30 bin Yuan ödenmesi kararı çıktı.
Kaynak: ensonhaber.com
Adana 2009 Seçimleri Kargaşası Nisan 4, 2009
Posted by splitmerge in Konu Dışı.Tags: Adana 2009 Seçimleri
add a comment
Adana’da, yerel seçimde kullanılan oyların yeniden sayılması istemiyle bir banka binasının 11. katına çıkan işadamı, güçlükle ikna edilerek indirildi.
Turhan Cemal Beriker Bulvarı’ndaki binaya çıkan işadamı Cuma Ay, MHP’den aday olarak büyükşehir belediye başkanlığını yeniden kazanan Aytaç Durak’ın seçimlere şaibe karıştırdığını ve oyların yeniden sayılması gerektiğini savundu.
”Oyum çalındı” diye bağıran Ay, ”Yetkililerin çözüm bulması gerekir. Yüksek Seçim Kurulu bir an önce bu işi sonuca bağlamalı” dedi.
Elinde Türk bayrağı bulunan ve pencerede ayaklarını sarkıtarak oturan Ay’ı, Adana Emniyet Müdür Yardımcısı Niyazi Pek, asayiş şubesi müdürü Akın Zaimoğlu, Seyhan Emniyet Müdürü Zülfikar Sökmen ve bir psikolog, yaklaşık 1.5 saat süren girişimler sonucunda ikna etti.
Bulunduğu yerden indirilen Ay, garajdan çıkartılıp, binanın arkasında bekletilen polis aracına bindirilerek, Şehit Erdoğan Çıtak Polis Merkezi’ne götürüldü.
İşadamı, 9 Ocak’ta İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü saldırılara tepki göstermek ve ateşkes ilan edilmesi amacıyla Adana’dan Filistin’e yürüyüş başlatmış, 6 gün sonra Suriye’ye geçişinde, can güvenliği olmadığı gerekçesiyle gitmesine izin verilmeyince geri dönmüştü.
Bu arada Adana Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’ne bağlı CANKUR ekipleri tarafından açılan hava yatağı, ”Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri geleceği” gerekçesiyle bir süre sonra kaldırıldı.
Daha sonra, itfaiye aracı ve CANKUR ekipleri olay yerinden ayrıldı.
Ardından olay yerine gelen Adana İl Sivil Savunma Müdürlüğü’ne bağlı kurtarma ekipleri hava yatağı açtılar.
AA
Fatih Terim ROL KESİYOR Nisan 4, 2009
Posted by splitmerge in Konu Dışı.Tags: fatih terim, ROL KES
add a comment
A Milli Takımı’nın iki maçta da İspanya’ya yenilmesi ve Teknik Direktör Fatih Terim’in karşılaşmanın son bölümündeki hal ve hareketleri, sanat dünyasından farklı bir tepki aldı. Kanal a’da yayınlanan “Sporvizyon” programına katılan ünlü yönetmen ve tiyatrocu Zeki Alasya, Fatih Terim’le ilgili ilginç açıklamalarda bulunurken, sanat dünyasından da birçok isim kendisine destek verdi.
Hayatının büyük bir bölümünü tiyatro ve sinemanın içinde geçirdiğini, 33 yıldır da yönetmenlik yaptığını belirten Alasya, “Bir teknik direktör maçın 85. dakikasında, takımın sonu olabilecek bir maçta, ‘Hangi kamera beni seçiyor, ben nasıl rol yapmalıyım?’ diye düşünüyorsa, onun çok ciddi boyutlarda problemleri vardır” dedi.
Zeki Alasya’nın, “Hoca rol yapıyor” iddiasını diğer tiyatro oyuncularına da sorduk. Alasya gibi Terim’in artistlik yaptığını söyleyenler çoğunluktaydı.
HALİT AKÇATEPE: Fatih Terim’in sahaya çıkarken kamera aradığını ben gördüm. Zeki Alaysa çok doğru tespit etmiş, ağzına sağlık. Ama Fatih Terim bunu yeni yapmıyor ki. Bu onun bir özelliği.
ZEKİ ALASYA: Bu manzaraya üzülüyorum. Bu bir satış meselesidir. Eğer o satışıyla kendisini kabul ettiriyorsa ve amiyane bir tabirle yutturuyorsa, hiç kimseye sözüm yok. Demek ki iyi oyuncu.
ABDULLAH ŞAHİN: Evet. Terim iyi bir aktör, ben de katılıyorum. Hangi kameranın kendisini çektiğini takip edemiyordur ama iyi bir oyuncu. Belki de yaptığı işin gereğinin bu olduğuna inanıyordur.
YAVUZ SEÇKİN: Fatih Terim’in o yönde bir uğraşı olduğunu zannetmiyorum. Stüdyoda bile kamerayı zor takip ediyoruz, koca sahada hangi kameranın kendisini takip ettiğini nasıl kovalasın.
GENCAY GÜRÜN: Çok maç seyretmem ama milli maç olunca bakıyorum. Fatih Hoca’nın rol yapma kaygısı taşıyacağını hiç zannetmiyorum. O görevdeki bir insan, ‘Beni şöyle çeksinler’ diye düşünemez. (Bugün)
Defne Samyeli de Seyrantepe’den Şikayetçi Nisan 4, 2009
Posted by splitmerge in Konu Dışı.Tags: Defne Samyeli, Seyrantepe
add a comment
Defne Samyeli, eşi Eren Talu’nun Seyrantepe’deki projesinde yaşadıklarını yazdı. Galatasaray’ın Seyrantepe’deki Ali Sami Yen Spor Kompleksi projesini gerçekleştiren Eren Talu’nun eşi Defne Samyeli Güneş Gazetesi’ndeki köşe yazısında stadın hikayesini ve bu projeyi hayata geçirmek konusunda önlerine çıkan zorlukları anlattı. Projeyi üstlendiği için kahraman yürekli olarak nitelendirdiği eşinin hayallerinin peşinden koştuğunu dile getiren Samyeli, “Kendime müthiş bir eş seçmişim” dedi. Eren Talu’nun Stad tutukusunu aileden Galatasaraylı olmasına bağlayan Samyeli, ‘Kocam ve Galatasaray Stadı’nı bir de benden dinleyin’ başlıklı yazısında yaşadıklarını şöyle anlattı: MÜTHİŞ BİR ADAM SEÇMİŞİM Hayallerinin peşinde koşmak adına risk alan insanlara saygı duyarım. Emin ve sakin sularda olmak pahasına, içgüdülerine, isteklerine gem vurmak bana göre değil. Risk almaktan çekinmesem, kimin ne diyeceğine çok takılsam, ben, bugünkü ben olmazdım. Tek bildiğim benim bugünkü Defne’den çok memnun olduğum. Bir başka şey de, kendime eş olarak müthiş bir adam seçmiş olmam. GS LİSESİ’NDE ERN’İN DEDESİNİN BÜSTÜ VAR Kocam Eren zaten hayran olunacak birisi. Bu geçtiğimiz yılda, bu özelliklerine ek olarak, ne kadar ‘kahraman’ bir yüreği olduğunu da anladım. Eren, hayallerinin peşinde koştu. Ve Galatasaray’ın yeni stadının yapımı ihalesine girdi. Daha önce pek çok ihaleye girmişti; ama bunun Eren için önemi vardı: Çünkü Galatasaray’a stad yapacaktı. Bilen bilir. Eren’in ailesi beş kuşaktır Galatasaray’lı. Galatasaray Lisesi’nin bahçesinde babasının dedesi Recaizade Mahmut Ekrem’in büstü var. BAYRAKTAR “DELİLİK” DEDİ, EVET GERÇEKTEN DELİLİKTİ Sarı kırmızılı takımın Seyrantepe konusundaki makus talihini değiştirmek onun için öyle bir tutku halini aldı ki, bir çok aklı başında kişinin girmeyi bile düşünmediği ihaleye resmen balıklama atladı. Projeyi ihaleye çıkaran TOKİ’nin Başkanı Erdoğan Bayraktar, bundan birkaç ay önce aynen şöyle dedi: ‘Bu işi yapacak bir deli aranıyordu. Bulundu. Eren Bey resmen delilik yaptı.’ Evet, delilikti. Zira, şartları çok ağırdı. POTANSİYEL ORTAKLAR KAPIMIZDA KUYRUKTU Önce yaklaşık 200 milyon dolar kadar bir para harcayıp sıfırdan bir stad inşa etmeniz gerekiyordu. Stad da devletin, arsa da devletin olacaktı. Hiç bir şeyini satamayacağınız, garanti olarak gösteremeyeceğiniz bir stadın inşaatını nasıl finanse edersiniz? Delilik melilikti; ama gün, başka bir gündü. Başarı adına risk alabilmek için doğru bir gündü. Potansiyel ortaklar ve bu işe finansman sağlamak isteyen bankalar kapıda resmen kuyruktaydı. İKİNCİ YABANCI ORTAK DAYANAMAYIP GİTTİ Sonra ne olduysa oldu; Türkiye’nin siyasi iklimi değişti. İlk yabancı ortak, dayanamadı gitti. Bu arada çok değerli bir 6 ay kaybedilmişti. Bürokratik engeller, stad zemininin ‘elverişsiz’ çıkması nedeniyle inşaat Haziran’da başlayabildı. Bu arada yeni ortak arayışları devam etti. Galatasaraylılar’a söz vermişti; stadın vaktinde yetişmesi lazımdı. BAŞIMIZA GELENLER ALACAKARANLIK KUŞAĞI Kocam yılmadı; . Hatta bir süre Dubai’de resmen yaşadı diyebilirim. Sonunda Abu Dhabi Emiri’nin akrabası Şeyh Nahayan’in şirketini ortak olarak buraya getirdi. Dertler bitmedi. Zaten birinci günden itibaren aile olarak bu ihaleyle ilgili başımıza gelenler, Alacakaranlık Kuşağı gibi dizi olur. Sadece bürokratik, ekonomik engellerden söz etmiyorum. Bir kaç kere çok ciddi anlamda kasıtlı olarak batma noktasına getirildik. EREN İSTEMEZSE HERŞEYİ MEZARA GÖTÜRECEĞİM Son bir buçuk yılda insanoğlunun istediği zaman ne kadar karanlık olabileceğine şahit olduk. Bazı dost bildiklerimizin bizim zor durumda olmamızdan çıkardıkları keyfi gözlemledik. Bazı yeni ve harika arkadaşlar edindik. Ailemizin ve en yakın dostlarımızın desteğinin ne kadar önemli, ne kadar şükredilesi olduğunu keşfettik. Bu proje kapsamında öyle şeyler yaşadık ki, Eren kamuoyuyla paylaşılmasına rıza göstermediği takdirde bunlar benimle mezara gidecek. İŞÇİ MAAŞI İÇİN DUBAİ’YE TAŞINDI Kocam, isyan çıkaran işçilere para ödeyebilmek için yine Dubai’de yaşamaya başladığı günlerde, yetişebildiği kadar her ortamda yayınlara katılıp demeç vererek kibarca işin aslını anlatmaya çalıştı. Anlayan anladı; anlamayan/dinlemeyen anlamadı. Bunu yaparken, vakitsizlikten uzayan sakalıyla, AKP’ye yaranmaya çalışmakla suçlandı. Defalarca her şeyimizi kaybetme noktasına geldik. Eren, ortaklar finansmanı kesmiş olmasna rağmen çözüm üretti; inşaatı sürdürdü. FENER BAYRAĞINI ÇEKENİN TERKETMESİ GEREKİRDİ Ne zaman ki işçiler, – yönlendirildiklerini sonra gelip bize itiraf ettiler- onu zor durumda bırakmak için inşaatta iyice taşkınlık yapar hale geldiler ve de GS bayrağını indirdiler; o zaman o inşaatı artık terketmeleri gerekti. Şimdi, her şey yolunda gibi. Yola devam yani. Bu hafta yeniden betonlar dökülmeye başlandı. Galatasarylılar, stadlarına kavuşacak. Yeni bir problem çıkabilir mi? Elbette, hiç bir şeyin garantisi yok hayatta. Ama bilin ki, bazen hiç bir şey dışarıdan göründüğü gibi olmuyor. ALLAH KINAYANA BİLE BÖYLE İHALE VERMESİN Çok değerli bulduğum, sevdiğim bir insanın, inandığı iş için kahramanca çarpışırken haketmediği ithamlarla karşı karşıya kalması sonucu, bu yazıyı yazayım dedim de, tarihe bir not düşelim. Geçen haftaki yazımda demiştim: Allah, kınayanın başına böyle ihale versin. Geri alıyorum, vermesin. En azından herkese. Bir aile olarak herkes bizim kadar güçlü duramayabilir. Kıssadan hisse: İnandıklarımız için yola devam. Kim ne derse desin. (Hürriyet)
