jump to navigation

İngilizce – Türkçe Masallar , İngilizceye Çevrilmiş Masal Aralık 13, 2008

Posted by splitmerge in Her Telden.
Tags: , , , ,
trackback

Bilge Adamın Yolculuğu: İngilizce Öğrencileri için bir Masal

(The Journey of a Wise Man: A Fable for English Learners)

1 Evvel zaman içinde, bir dağ ülkesinde bilge bir adam yaşardı. Bu ülke çok güzeldi. Fakat yeteri kadar yiyecek bulmak çok zordu.

1 A long time ago, there was a wise man living in a mountain country. The country was beautiful. But it was always difficult to find enough food.

2 Yüksek Ülke’nin insanları hep beraber Alçak Ülke’ye seyahat etmeye karar verdiler. Karlar erimeye başladığında neleri var ise hepsini toplayıp vagonlara koydular. Hüzünle karışık bir beklenti ile, bilge adam ve komşuları Yüksek Ülke’deki evlerini terk ettiler.

2 The people of the High Country decided that they would travel together to the Low Country. When the snow began to melt, they packed all they owned into their wagons. With anticipation mixed with sadness, the wise man and his neighbors left their High Country homes.

3 Seyahatlerine başladıktan kısa bir süre sonra, bilge adam garip bir olayın farkına vardı. Yolculuklarının her günü sağ kolu daha fazla tutuluyordu. Yüksek Ülke’den uzaklaştıkça kolu daha da zayıflıyordu. Üç şey onu şaşırtmış ve düşündürmüştü. Birincisi, ne zaman bir kasabada dursalar, kolunu o zaman en zayıf hissediyordu. Ikincisi, ne zaman ki Yüksek Ülke’nin insanları geceleri ateş etrafında toplanıp sohbet ediyorlardı, kolu gücünü tekrar kazanıyordu.

3 The wise man noticed something strange taking place soon after they began their journey. As they traveled day after day, his right arm began to feel stiff. The further they traveled from the High Country, the weaker it became. Three things puzzled him. First, his arm always felt the weakest whenever they stopped in a village. Secondly, he noticed that when the travelers from the High Country gathered around a fire at night to talk among themselves, his arm became strong again.

4 Üçüncü keşfi onu en şaşırtanı oldu. Kolunu arkasına koyduğunda tutulma yok oluyor ve kolu tekrar eski gücünü kazanıyordu.

4 His third discovery puzzled him the most. When he put his arm behind his back, it no longer felt stiff and useless.

5 Bir gün, bilge adam gördüğü olay karşısında şaşıp kaldı. Vagonu bir dönemeçten geçerken komşularının bulunduğu vagona baktı. Çoğunun onun gibi kollarını arkalarında tuttuğunu farketti. Daha yakından baktığında bazılarının kollarını arkalarına iple bağladıklarını gördü.

5 One day the wise man was startled. As his wagon rounded a bend in a high mountain road, he looked down on his neighbors’ wagons ahead of him. He realized that many others were also holding an arm behind their back. As he looked more closely, he saw that some older people had even tied their arm in place with a rope.

6 Bilge adam neden böyle bir olayın meydana geldiğini kendi kendine sordu.

6 Why, he wondered, was this happening?

7 Sonunda Alçak Ülke’ye vardılar. Hava sıcacıktı. Tarlalar tahıl ihtiyaçlarını, ormanlar ise odun ihtiyaçlarını karşılayacaktı. Bu ülkede hayat umut vericiydi, zayıf kollarının verdiği endişe hariç. Söylentilere göre kolu etkileyen bu garip hastalığın nedeni Alçak Ülke’nin havasıydı. Bazıları Alçak Ülke’de yaşayabilmek için bu hastalık ile yaşamayı öğrenmek gerektiğini bile söylüyordu.

7 At last they reached the Low Country. The weather was warm. The fields would produce grain and the forests would supply lumber for their houses. Life looked promising. Promising, that is, except for their weak arms. It was rumored that the Low Country’s air caused this strange weakness. Some of the people even said they must learn to live with this weakness if they wanted to stay in the Low Country.

8 Yetişkinler ve çocuklar işe başladılar. Toprağı temizlediler, tahıl ektiler ve yeni evlerini inşaa etmek için odunları hazırladılar. Yüksek Ülke’den bir terzi zayıf kollarını yerinde tutacak ve koruyacak özel bir palto dikti. Zayıf kolun ağır yükleri itebilmesi için de paltoya deri ekledi. Fakat yeni paltolarını kullanmalarına rağmen işler hâlâ yavaş gidiyordu çünkü herkez tek kolunu kullanıyordu.

8 The adults and children set to work. They cleared the land, planted crops, and prepared lumber to build their new homes. A High Country tailor sewed a new kind of coat that would hold the useless arm in place. He also put leather on the coat so the shoulder could push heavy loads. Even with the new coat, however, work was slow because everyone used only one arm.

9 Bilge adam yeni bir olayın farkına vardı. Birincisi, bütün ağrılara rağmen çocuklar zayıf olan kollarını tekrar kullanmaya başlamışlardı. İkincisi, ne zaman Yüksek Ülke’nin insanları ilk inşaa ettikleri evde toplansalar, bütün kapıları ve pencereleri kapattıkları zaman en yaşlıların bile kolları kuvvetini kazanıyordu. Çoğu suçu Alçak Ülke’nin havasında buldu ve bu havayı içeri sızdırmayacak güçlü evler inşaa etmeye karar verdi. Fakat bu açıklama bilge adamı tatmin etmemişti çünkü Alçak Ülke’nin havasını soluyan dışarıda oynayan ve çalışan çocuklar her geçen gün daha da kuvvet kazanıyorlardı.

9 Again, the wise man noticed a strange thing. First, he noticed that–even though it caused them pain–the children soon began using their weak arm again. Secondly, the wise man noticed that whenever the High Country people met together in their first buildings, if they shut all the doors and windows, strength returned to the arms of even the oldest men and women. “Surely,” most said, “this proves that the Low Country air is at fault.” Most agreed that the only solution was to build houses so strong that all Low Country air could be kept outside. But the wise man was puzzled most because the children seemed to become stronger while playing and working outside in the Low Country air.

10 Bilge adam tek kollarını kullanarak yeni evler inşaa etmeye çalışan komşularını uzun süre seyretti. Ülkesinin insanlarının refahı için endişeleniyordu. Yeni palto tek kolla daha hızlı çalışmalarını sağlıyordu fakat kış yaklaşıyordu. Eğer tek kolla çalışmaya devam ederlerse, ne evler ne de ektikleri ürünler hazır olacak gibi gözüküyordu.

10 The wise man watched his High Country neighbors trying to build their houses while using only one arm. He became fearful for his people’s welfare. The new coat helped them work faster with one arm. But winter was coming and neither the houses nor the crops would be ready if everyone continued to work with one arm behind their back.

11 Bilge adamın çocuklardan aldığı ders şu oldu: ne kadar ağrı olsa bile, sıkı çalışma ile zayıf kolunu kullanması onu tekrar güçlendimenin tek yoluydu. Kış yaklaştığı için, evini yarım bırakıp bütün zamanını kolunu kuvvetlendirmeye harcayamazdı. Fakat aynı zamanda iki kolunu birden kullanmadan kıştan evvel evini bitiremeyeceğini de çok iyi biliyordu. Bilge adam sonunda bir karara vardı: eğer evini kıştan evvel bitirmek istiyorsa, her gün kolunu kuvvetlendirmeye belirli bir süre harcamaktan başka çaresi yoktu.

11 The wise man learned a lesson from the children. He realized that–even though it was painful–using his weak arm for hard work was the only way to make it strong again. Because winter was coming, he knew that he could not stop working on his house in order to spend all his time trying to make his arm strong. But he also knew that he could not finish his house before winter unless he used both arms. The wise man decided that if he was to finish his house before winter, he must spend some time each day strengthening his arm so that he could finish his house more quickly.

12 12  Böylelikle bilge adam her gün hem kolunu kuvvetlendirmeye hem de evini inşaa etmeye vakit ayırdı. Evini kış gelmeden bitirdi.

12 The wise man spent time each day both strengthening his arm and working on his house. He finished his house before winter.

13 Kar hasattan evvel ve evlerini bitirmeden bastırdığı için bazı Yüksek Ülke’nin insanları o kışı çıkaramayarak öldüler. Her gün yavaşça çalışmışlardı çünkü evlerini bir süre olsa bile yarım bırakarak kollarını kuvvetlendirmeye vakit harcamaya korkmuşlardı.

13 Some High Country people perished that winter because the snow came before their crops were harvested and their houses finished. They had worked slowly every day because they were afraid to stop working on their houses long enough to strengthen their weak arm.


14 Eğer Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşıyor ve İngilizce’yi iyi konuşamıyorsanız, bir kolunuz arkanızda bağlı yaşıyor gibisiniz demektir. Ailenizi geçindirmek için çalışmanız şart. Fakat her gün İngilizce öğrenmek için vakit harcamazsanız, hayatınızın geri kalan kısmında kısıtlanmış olursunuz. Spoken English Learned Quickly’nin tasarlanmasının amacı iş sahibi olanların aynı zamanda her gün evde İngilizce’yi çalışmalarını sağlamaktır. Altı aydan bir yıla kadar her gün düzenli bir şekilde İngilizce çalışırsanız, İngilizce’niz çok çabuk ilerleyecektir. Bu daha yüksek maaş almanızı, cemiyetinizde daha etkin bir biçimde yaşamanızı ve okullarında İngilizce öğrenmekte olan çocuklarınızla konuşmanızı sağlayacaktır.

14 If you live in the United States and cannot speak English well, you are living as though one arm was tied behind your back. You must work to support your family. But if you do not spend time each day learning English, you will be limited for the rest of your life. SPOKEN ENGLISH LEARNED QUICKLY was written so that you can study at home and still hold a job. If you will regularly study English each day for six months to a year, your English will greatly improve. You will be more able to earn higher wages, live more effectively in your community, and talk with your children as they learn English in school.

e-Okul.Biz | Veli Bilgilendirme Sistemi – Eğitim , Öğretmen , Ödev, Ders

About these ads

Yorumlar»

1. oğuzhan - Aralık 15, 2008

resmi olsa iyi olurdu

2. selin - Aralık 23, 2008

aslında güzel olmuş ama tek bir masal çok sade durmuş benim aradığım masal ise yiyeceklerle ilgiliydi

3. sıla - Aralık 25, 2008

seline katılıyorum tek masal değild4e içinde giant dog watermolen beach ball ve refrigerator un içinde geçen bir masal olmaalıydı çünkü benim konum bu ama yinede elinize sağlık

4. buket - Ocak 19, 2009

waww aklımda olsunda ödew olursa çalarız burdan:D

5. nursena - Ocak 26, 2009

harika benim ingilizce ödevime yaradı ben artık bu sitede gezeim he arkadaşlar bunu kim koymuşsaiakıl etmiş

6. nursena - Ocak 26, 2009

ben bunu yazıcıdan indirip öğretmene götürüp 5 alcam ve yan gelip yatcam şaka şaka

7. nursena - Ocak 26, 2009

harika site:)

8. nursena - Ocak 26, 2009

:dmammamiya müthişinde ötesi1 hikaye ama bence 2 3 tane yeni hikaye koyabilir diimibana hiç kimse katılmaz sorumu geri aldım

9. nursena - Ocak 26, 2009

pardon en son gönderdiğim:D BU OLCAK HADİ BEN KAÇAR

10. nursena - Ocak 26, 2009

byby arkadaşlar:):D

11. BUKET - Ocak 26, 2009

BU KIZDA VAR BİRAZ BU SİTENİN SAHİBİDE ÖKÜZÜN TEKİYMİŞ

12. derya - Şubat 10, 2009

yha bn cinderella masalının moderleşmiş halinin türkçesini istiyorum ne çıkıoo… ayhhh delircem yha..:@

13. derya - Şubat 10, 2009

nursena sende bırs wrmı bu arada…

14. filiz - Şubat 11, 2009

yha nie bu kadar uzun hikayeler oluyo ki.aaaaa

15. filiz - Şubat 11, 2009

çok saol

16. merve - Şubat 12, 2009

sağolun çok güzel ne arandığı bilinmeli dimi

17. merve - Şubat 12, 2009

sinderella ne arıyo burda

18. merve - Şubat 12, 2009

aradığım bu yani ilk defa inrenette aradımı buldum aslında ilk değil

19. merve - Şubat 12, 2009

ya arkadaşlar bu arada siz ödevmi beğenmiyosunuz buldum ya am yaza na kadar canım çıktı!:(

20. ben - Şubat 12, 2009

süper ama acıklı :A

21. Emrah - Şubat 12, 2009

arkadaşlar bizim gıcık ingilizce hocası bizden saçma bi ödev istedi ingilizce kısa masal bulup yazıcaz yrdımcı olursanız grçkten çok sevinirim

22. Metin - Şubat 17, 2009

la niiiiddiniz bunu yazanaça anam alar la am yinede tşk ederim:) Darknessman_metin@hotmail.com

23. özlem - Şubat 19, 2009

heee aynı bizim ingilizce hocası kısa bir masal istedi ve bu masala uygun sınıfta ona göre canlandırcasss yardım eden yokmuuu

24. murooo!!!!!!!!!!!!!! - Şubat 20, 2009

ben hepinizin salak oldugunu düşünüyorum!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
firariii!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

25. murooo!!!!!!!!!!!!!! - Şubat 20, 2009

ananızı sikemmmmmmmmm

26. yasemin - Şubat 23, 2009

güzel ama benim aradığım bu değildii

27. muhammet ali - Şubat 23, 2009

ingilizce kısa hikaye yaz googleden 3. tıklarsan görürsün

28. symn - Şubat 23, 2009

teşekkürler ama çok uzun bişi kısa bişi arıyom ama bulamoyom

offfffffffffffffffffffffffffffffff…………………. :(:(

29. zülküfcan - Şubat 24, 2009

bende cinderella yı çok seviyorum masalını

30. suat selin - Şubat 25, 2009

çok usun lan buuuuu

31. barby - Mart 2, 2009

hiç güzel deil

32. özge..... - Mart 2, 2009

slm millet

33. özge..... - Mart 2, 2009

nbr

34. ebru - Mart 2, 2009

çok uzun………..

35. iremsu - Mart 3, 2009

yaaaa bance içerik fazla yok kusura bakmayın…

36. @SLI - Mart 5, 2009

VAALA BU YAZIYI BURAYA KOYANDAN ALLAH RAZI OLSUN ÖDEVİM İÇİN TAM ARADIĞIM ŞEY

37. melihcan - Mart 5, 2009

mal gibi site

38. merve - Mart 6, 2009

hiç güzel deil daha güzel olabilirdi ardaığımı bulamadım

39. merve - Mart 6, 2009

ayrıca biz masal diyoruz brda hikaye yazıyor buna da masal diyorsanız

40. merve - Mart 6, 2009

daha güzel siteler olmasını istiyorum

41. derya - Mart 7, 2009

sağolun valla çoooooooooook işime yaradı

42. hümeyra - Mart 7, 2009

daha fazla olsaymiş iyi olurmuş ama buda güzel kip bay

43. musti - Mart 8, 2009

yha çoq işime yaradı yha ing ödevimi yaptım artıq yarın okuluma rahat raht gidebilirim kim yaptıysa çoq saolsunbaşarılarını devamını bekliorum=)))

44. FURKAN - Mart 11, 2009

UF YA RESİM OLSAYDI DAHA GÜzEL OLURDU

45. sema - Mart 14, 2009

dha iyi oolabilirdii

46. bilalo - Mart 16, 2009

çok tşkkler inş sayenizde ii not alcam xD

47. selo - Mart 16, 2009

selam millet kimlik kontrol polis

48. tuğçe - Mart 16, 2009

slm ben bunu beğenmedim çok uzun metin

49. bir garip liseli - Mart 17, 2009

hos..!!!ama resim olsa daha iyi olurdu..lise1 lere göre mi mu?? masal. :))yani konularına göre yazıldı bilmiyorum !! :)))

50. ali Woller - Mart 17, 2009

güzel ama :( çok uzun ben bunu yazarsam sabah olur :(

51. gözde(sarı şeker) - Mart 19, 2009

bence hoş ama biraz nese benim hoşuma gitti…..

52. oğuz - Mart 24, 2009

beyler counter strike oynayan varmı????
varsa sxe 7.6 yı atın bana ltfen rank ı yükselticem top15′in 1.si olcam
ltfen.kızlar bu arada izmirde olanlarla bir yere falan giideriz.ama yanlış
anlamayın ltfen.ingilizce hikayeye gelince iyi olmus beğendim sağol site
yöneticisi.beyler,kızlar beni seven mesaj atsın.

SEVENE THANKS YOU SEVMEYENE FUCK YOU !…

53. oğuz - Mart 24, 2009

burda tek kızlar varsa süper bu arada kafası güsel olan tek nursena yı gördüm.vay be ark.lar gelin bi grup kuralım.tanısak.sora da facebook a gelin ve msn ye grup kuralım,puanları toplayalım! uymadı ama geln grup kurak beyler bayanlar okemi

54. oğuz - Mart 24, 2009

muroooooo ananızı sikemi bana dediysen ve kızlara seni burda yasatmam ulan !!!

55. okan özkul - Mart 24, 2009

kardeşim ben masalların yeni versiyonunu arıyorum

56. pınar - Mart 24, 2009

ya ben beğendim ama biraz çünkü tek 1 tane masal vardı sayfada çok sade durmuş. Keşke daha çok masal koysaydınız

57. sena - Mart 26, 2009

sik gibi am war bide

58. sena - Mart 26, 2009

am kıllı ha

59. sena - Mart 26, 2009

sex isteyen bu msn alsın erkekler amım böyük tas gibi haaaaaaaaaaaaaa

60. sena - Mart 26, 2009

amım yalayın kıllı biraz msex sex

61. sıla - Mart 26, 2009

hiç işime yaramadı ama bu siteyi hasırladığınız için teşekkürler haftaya kadar kısa masal yazabilir misiniz?

62. selda - Mart 26, 2009

ne biçim site hiç bi şeye yaramıyo…. hiç bilgide vermiyor

63. selda - Mart 26, 2009

öküzün tekiymişsiniz hazırlayanlar

64. sinem - Mart 29, 2009

arkadaşlar hiç okudunuzmu bu hikaye !!!
hep aynısını anlatıyor. ve hepsinin devamı kıta, kıta ve değişik! cümlelerde deyil hiç beyenmedim. bende güsel sandım okuyunca çakdım. ayrıca hikaye’ de kötü off! nereden bulucam ben ya , salı -son off off yardım .pls..!!!!!

65. HRQ - Mart 30, 2009

*1

Detour to Romance
Gilbert Wright
L
ocated in the checkroom in Union Station as I am, I see everybody that comes up the stairs.
Tony – who owned the magazine stand to my left-, studied the laws of probability because he liked to bet on the horse races. He claimed that he could calculate, according to his system, that if I held my job one hundred and twelve years more I would know everybody in the world by sight.
And I came to the theory that if you wait long enough in a big railroad station like Union Station you’ll see everybody that travels.
I’ve told my theory to lots of people but nobody ever did anything about it except Harry. He came in a little over three years ago and waited at the head of the stairs for the passenger from the 9:05 train.
I remember seeing Harry that first evening. He wasn’t much more than a thin, anxious kid then. He was all dressed up and I knew he was meeting his girl and that they would be married twenty minutes after she arrived. There is no use in my trying to explain how I knew all this, but after you’ve watched people waiting at the head of the stairs for eighteen years as I have done, then it is easy.
Well, the passengers came up and I had to get busy. I didn’t look toward the stairs again until nearly time for the 9:18 and I was very surprised to see that the young fellow was still there.

*1
Dolambaçlı Bir Aşk Macareası
Gilbert Wright

Union İstasyonunda emanet odasında merdivenlerden yukarı çıkan herkesi görebiliyorum.
Soldaki dergi bayisine sahip olan Tony, olasılık kanunlarına çalıştı çünkü at yarışı oynamayı çok seviyordu. Yüzoniki yıl daha bu işi sürdürürsem dünyadaki herkesi simaen tanıyabileceğimi kendi sistemine göre hesaplayabileceğini iddia ediyordu.

Bende, eğer Union İstasyonu gibi büyük bir tren istasyonunda yeterince uzun beklersem seyahat eden herkesi görebileceğim teorisine ulaştım.
Teorimi birçok kişiye anlattım fakat Harry’den başka hiçkimse bu konuda birşey yapmadı. Üç yıldan az fazla bir süre önce geldi ve 9:05 treninden gelen yolcuları o merdivenlerin başında bekledi.
Harry’i o akşam ilk kez görüşümü hatırlıyorum. O zamanlar zayıf, endişeli bir çocuktan başka birşey değildi. İyi giyinmişti ve kızını beklediğini ve kız geldikten yaklaşık yirmi dakika sonra evleneceklerini biliyordum. Bütün bunları nasıl bildiğimi anlatmanın bir anlamı yok, fakat benim gibi onsekiz yıldır merdiven başında bekleyenleri seyredince bu çok kolay.

Yolcular geldi ve ben çok meşguldüm. Merdivenlere doğru saat 9:18’e kadar bakmadım ve o genç arkadaşın hala orada olduğunu görünce çok şaşırdım.

66. HRQ - Mart 30, 2009

*2
She didn’t come on the 9:18 either, nor on the 9:40, and when the passengers from 10:02 had all arrived and left, Harry was looking pretty desperate. Pretty soon he came close to my window so I called out and asked him what she looked like.
You would have thought that I had checked her among the packages in my checkroom from the way he came over and half crawled through my window. “ She’s small and dark,” he says, “and nineteen years old and very neat in the way she walks. She has a face,“ he says, thinking a minute “that has lots of spirit. I mean she can get mad but she never stays long. And her eyebrows come to a little point in the middle. She’s got a brown fur, but may be she isn’t wearing it.”
I couldn’t remember seeing anybody like that.
He showed me the telegram he’d received: ARRIVE THURSDAY. MEET ME AT STATION. LOVE LOVE, LOVE. -MAY. It was from Omaha, Nebraska.
“ Well, “ I finally say, “ why don’t you phone to your home? She is probably called there if she got in ahead of you. “
He gave me a seek look, “ I’ve only been town two days. We were going to meet and then drive down south where I’ve got a job promised me. She- she hasn’t any address for me. “ He touched the telegram.“ I got this general delivery.“
With that, he walked off to the head of stairs to look over the people from the 11:22.
When I came on duty the next day he was still there and came over as soon as he saw me.

*2

Kız 9:18 treniyle de gelmedi 9:40’ta da gelmedi. 10:02 yolcularının hepsi gelip ayrıldıklarında, Harry gerçekten umutsuz görünüyordu. Biraz sonra penceremin yanına yaklaştı ve ona kızın neye benzediğini sordum.

Gelişi ve sürünmesinden onu emanet odasında gelen bagajlardan kontrol ettiğimi düşünebilirdiniz,“ Küçük ve esmer” dedi. “Ondokuz yaşında ve etkileyici bir yürüyüşü var . Yüzü “ dedi bir dakika düşündü “ oldukça anlamlı.” Demek istediğim kızar, fakat uzun süre kızgın kalamaz ve kaşları ortada küçük bir nokta oluşturur. Kahverengi bir kürkü var fakat belkide onu giymemiştir. ”

Öyle birini gördüğümü hatırlayamadım.
Bana aldığı telgrafı gösterdi . PERŞEMBE GÜNÜ GELİYORUM. BENİ İSTASYONDA KARŞILA. SEVGİLER, SEVGİLER, SEVGİLER.,-MAY. Telgraf Omaha , Nebraska’dan geliyordu.
Sonunda “Evini neden aramıyorsun “ dedim. “Eğer senden önce gelmişse mutlaka orayı aramıştır.”
Bana aptalmışım gibi baktı “Kasabaya geleli daha iki gün oldu. Buluşup bana teklif edilen iş için güneye arabayla gidecektik. Bana hiçbir adres vermedi.” Telgrafa dokundu. “ Bunu genel postadan aldım. “
Bunu dedikten sonra merdivenlerin ucuna 11:22 trenindeki yolculara bakmaya gitti.
Bir sonraki gün mesaiye geldiğimde o hala oradaydı ve beni görür görmez yanıma geldi.

67. HRQ - Mart 30, 2009

*3

“ Did she work anywhere? “ I asked.
He nodded. “ She was a typist. I telegraphed her former boss. All they say is that she left her job to get married. “
Well, that was how it began. Harry meet every train the next three or four days. Of course the railroad line made a routine checkup and the police look into the case. But nobody was any real help. I could see that they all figured that May had simply played a trick on him. But never believed that, somehow.
One day, after about two weeks, Harry and I were talking and I told him about my theory. “ If you’ll just wait long enough,” I say, “ you’ll see her coming up those stairs some day. “ He turned and looked at stairs as though he had never seen them before, while I went on explaining about Tony’s figures on the Laws of Probability. Next day when I came to work Harry was behind the counter of Tony’s magazine stand. He looked at me rather sheepishly and says, “ Well, I had to get a job somewhere, didn’t I? “
So he began to work as a clerk for Tony. We never spoke of May anymore and neither of us ever mentions my theory. But I noticed that Harry always saw every person who comes up to stairs.
Toward the end of the year Tony was killed in some argument over gambling, and Tony’s widow left Harry incomplete charge of the magazine stand. And when she got married again some time later, Harry bought the stand from her.

*3

“Kız bir yerde çalıştı mı?” diye sordum.
Başını öne salladı. “Daktilocuydu. Önceki patronuna tegraf yolladım. Bütün bildikleri evlenmek için işten ayrıldığıydı. “
İşte olay olay böyle başlamıştı. Harry sonraki üç veya dört gün bütün trenleri karşıladı. Elbette demiryolları rutin kontroller yaptı ve polis olayı araştırdı. Fakat hiçkimse gerçek bir yardımda bulunamadı. Herkesin davranışının açıkça May’in ona oyun yaptığı şeklinde olduğunu görebiliyordum. Fakat nasılsa buna hiçbir zaman inanmadım.
İki hafta geciktikten sonra bir gün, Harry ile konuşuyorduk, ve ben ona teorimden bahsettim.“ Eğer yeteri kadar beklersen“ dedim, “birgün onun o merdivenlerden yukarı çıktığını göreceksin. “Ben Tony’nin olasılık konuları hakkında açıklama yaparken, o arkasına döndü ve merdivenlere daha önce onları hiç görmemiş gibi baktı .
Ertesi gün işe geldiğimde Harry, Tonny’nin dergi büfesinin tezgahının arkasındaydı. Bana sıkılgan bir şekilde baktı ve “ Bir yerde iş bulmak zorundaydım, değil mi? “ dedi.
Sonuçta tezgahtar olarak Tony için çalışmaya başladı. May hakkında daha fazla hiç konuşmadık, teorimizden hiç bahsetmedik. Fakat Harry’in gelen her kişiyi daima gözlediğini farkettim.
Senenin sonuna doğru Harry bir kumar oyunu yüzünden çıkan tartışmada öldürüldü ve Tonny’nin dul kalan eşi büfenin tüm sorumluluğunu Harry’’e bıraktı. Bir süre sonra tekrar evlendiğinde ise Harry büfeyi ondan satın aldı.

68. HRQ - Mart 30, 2009

*4
He borrowed money and installed a soda fountain and pretty soon he had a very nice little business.
Then came yesterday. I heard a cry and a lot of things falling. The cry was from Harry and the things falling were a lot f dolls and the other things which he had upset while he was jumping over the counter. He run across and grabbed a girl not ten feet from my window. She was small and dark and her eyebrows came to a little point in the middle.
For a while they just hung there to each other laughing and crying and saying things without meaning, “ It was the bus station I meant- “ and he’d kiss her speechless and tell her the many things he had done to find her. What apparently happened three years before was that May had come by bus, not by train, and in her telegram she meant “ bus station “, “ not “ railroad station “. She had waited at the bus station for days and had spent all her money trying to find Harry. Finally she got a job typing.
“ What? “ says Harry. “ Have you been working in town? All the time? “
She nodded.
“ Well, Heavens – didn’t you come down here to the station? “ He pointed across to his magazine stand. “ I’ve been there all the time. I owned it. I’ve watched everybody that came up the stairs –“

*4

Borç alarak bir soda tezgahı kurdu ve kısa bir süre sonra küçük, güzel bir işe sahip odu.
Sonra dün geceye geldik. Bir çığlık ve bir çok şeyin yere düştüğünü duydum. Çığlık Harry’den yükseliyordu ve düşen şeyler de tezgahın üzerinde zıplarken yere düşürdüğü bir çok oyuncak ve diğer şeylerdi. Karşıya doğru koştu ve penceremden üç metreden daha yakında bulunan bir kızı elleriyle yakaladı. Kız ufak tefekti ve kaşları ortada birleşerek nokta oluşturuyordu.
Bir süre orada birbirilerine sarılmış olarak kaldılar, ağladılar, güldüler ve birbirilerine anlamsız şeyler söylediler. “kasdettiğim otobüs durağıydı“ gibi kız birkaç kelime söyledi. Harry, kızı birşey söyleden defalarca öptü ve onu bulmak için yaptığı birçok şeyi anlattı. Belliki üç yıl önce, May trenle değil otobüsle gelmişti ve telgrafında bahsettiği “otobüs durağıydı, demiryolu istasyonu değildi.“ otobüs durağında günlerce beklemiş ve bütün parasını Harry’i bulmak için harcamıştı. Sonuçta daktilocu olarak bir iş bulmuştu.
“Ne ? “ dedi Harry. “Bütün bu süre boyunca bu kasabada mı çalışıyordun ?
Evet anlamında başını salladı.
Aman Allahım, “ Hiç aşağıya bu istasyona gelmedin mi?“ diyerek kaşıdaki dergi büfesini işaret etti. “ Bütün bu zaman boyunca ben oradayım. Orası benim. Merdivenlerden çıkan herkesi seyrettim. “

69. HRQ - Mart 30, 2009

*5

She began to look a little pale. Pretty soon she looked over at the stairs and said in a weak voice, “ I-I never came up the stairs before. You see, I went out of town yesterday on a short business trip – Oh Harry! “ Then she threw her arms around his neck and really began to cry.
After a minute she backed away and pointed very stiffly toward the north end of the station. “
Harry, for three years, three solid years, I’ve been right over there – working right in this very station, typing, in the office of the stationmaster.
The wonderful thing to me is how the Laws of Probability worked so hard so long until they finally got May to walk up those stairs of ours.

*5

Kız hafifçe solgunlaşmaya başladı. Kısa bir süre sonra merdivenlere baktı ve “ O merdivenlerden daha önce hiç çıkmadım. Gördüğün gibi dün kısa bir iş gezisi için kasaba dışına çıkmıştım. Oh,Harry ! “ Sonra kollarını Harry’nin boynuna doladı ve gerçekten ağlamaya başladı.
Bir dakika sonra, biraz geriye çekildi ve kaskatı bir şekilde istasyonun kuzey ucunu göstererek; “Harry, üç yıldır, üç uzun yıldır ben tam oradaydım, işte bu istasyonda çalışıyordum. İstasyon müdürünün ofisinde daktilocuydum.“
Benim için mükemmel olan Olasılık Kanununun böyle zor çalışması ve çok uzun bir süre sonra May’i bize kavuşturmasıydı.

*******************************************
Eğer hikaye işine yaradıysa bu kez eğitimin için değil ahiretin için birşeyler araştır.O zaman sana diyorum ki;

İslam bir görüş değil, Yaşam biçimidir.
http://www.why-islam.net
HRQ

70. rapper - Mart 31, 2009

aMk bune len daha uzunu yok muydu kısa bişey yazn okuldan istiolar yazamıcam 40 sattt bunu :@

71. seyma@maviss.com - Nisan 1, 2009

yha ne biçim site

72. eren - Nisan 1, 2009

aol ya çok işime yaradı :)

73. anıl - Nisan 6, 2009

müthiş olmuş teşkürler

74. ^#sinan#^ - Nisan 7, 2009

çok süperr yhaa!^^^^#

75. seda - Nisan 7, 2009

lan nbr mallar

ertan - Mayıs 27, 2009

malın altında kal

76. seda - Nisan 7, 2009

bok gibi

77. 1sex1 - Nisan 13, 2009

bokum gibi olmuş alın siteyi götünüze sokun oldumuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuu_??

miraç - Mayıs 10, 2009

slm msn werseme msn de gorusuruz ne dersin

78. aslı - Nisan 14, 2009

bizim uyuz ingilizce hocası da içinde “so…that – such…that” geçen masallar istiyo. yardım edebilir misiniz :(

79. Mahkum Online - Nisan 15, 2009

saolun :D:D:D

80. tuğçe - Nisan 15, 2009

thank you ferimaç geri geri kaç

81. hatçe - Nisan 19, 2009

Ya çok güzel olmuş ama uzun olmuş.Bir de hikayeden uzak kalmış

82. erdem - Nisan 19, 2009

daha çok masal

83. 4Y$3GU1 - Nisan 20, 2009

GAYET İYİ NEKADAR ARGO KELİMELER KULLANAN KİŞİLİKSİZLER OLSADA GÜZEL:)

84. 4Y$3GU1 - Nisan 20, 2009

MADEM BOKUM GİBİ OLMUŞ DİYOSUNUZ SİZ BİR TANE YAZIN BAKALIM BOKUNUZ GİBİ Mİ? OLMUŞ

85. burak - Nisan 26, 2009

ya arkadaşlar yine de yapanların eline saglık

86. mervab - Nisan 28, 2009

saollun çoooook işime yaradı :d

87. Çapkın Apo - Mayıs 6, 2009

cinsellik olunca daha iii oluor :-)

88. E_-_M_-_R_-_E_-_ - Mayıs 10, 2009

saolun ya çokbuk buldum çabuk werdim odevimi hocaya son gundu

89. miraç - Mayıs 10, 2009
90. -fati- - Mayıs 14, 2009

ya çok güzel ama eminmisiniz ingilizcesi dogru bilen varmı!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! ^_^^_^

91. kerger - Mayıs 17, 2009

işime yarıcak ama çok uzun kısa olsaydı daha iyi olcaktı kısa yapın

92. ajantufan - Mayıs 26, 2009

bhangi berbat salakca malca sitede tuvalet gibi

93. gizem - Mayıs 27, 2009

ya çok güzel olmuşda ben sadece güzel ingilizce konuşuyorum am resimler yok off ya keşke resimler olsaydı

94. mr.yasin - Haziran 2, 2009

aga cok lazımdı tesekkürler-_-baska masallarda koynun _-_metin 2oynana varmı

95. mr.yasin - Haziran 2, 2009

Snap Shots Options [Make this Shot larger] [Close]
Options
Disable
Get Free Shots

Close
Snap Shares for charity
Splitmerge – [ Blog ] – trksh

Blog…Blog…Blog

* Ana Sayfa
* Link ve Banner
* SiteMAP
* Alıntı yazılar hakkında

jump to navigation
İngilizce – Türkçe Masallar , İngilizceye Çevrilmiş Masal Aralık 13, 2008
Posted by splitmerge in Her Telden.
Tags: ödev, ingilizce, ingilizce masal, masal, türkçe
trackback

Bilge Adamın Yolculuğu: İngilizce Öğrencileri için bir Masal

(The Journey of a Wise Man: A Fable for English Learners)

1 Evvel zaman içinde, bir dağ ülkesinde bilge bir adam yaşardı. Bu ülke çok güzeldi. Fakat yeteri kadar yiyecek bulmak çok zordu.

1 A long time ago, there was a wise man living in a mountain country. The country was beautiful. But it was always difficult to find enough food.

2 Yüksek Ülke’nin insanları hep beraber Alçak Ülke’ye seyahat etmeye karar verdiler. Karlar erimeye başladığında neleri var ise hepsini toplayıp vagonlara koydular. Hüzünle karışık bir beklenti ile, bilge adam ve komşuları Yüksek Ülke’deki evlerini terk ettiler.

2 The people of the High Country decided that they would travel together to the Low Country. When the snow began to melt, they packed all they owned into their wagons. With anticipation mixed with sadness, the wise man and his neighbors left their High Country homes.

3 Seyahatlerine başladıktan kısa bir süre sonra, bilge adam garip bir olayın farkına vardı. Yolculuklarının her günü sağ kolu daha fazla tutuluyordu. Yüksek Ülke’den uzaklaştıkça kolu daha da zayıflıyordu. Üç şey onu şaşırtmış ve düşündürmüştü. Birincisi, ne zaman bir kasabada dursalar, kolunu o zaman en zayıf hissediyordu. Ikincisi, ne zaman ki Yüksek Ülke’nin insanları geceleri ateş etrafında toplanıp sohbet ediyorlardı, kolu gücünü tekrar kazanıyordu.

3 The wise man noticed something strange taking place soon after they began their journey. As they traveled day after day, his right arm began to feel stiff. The further they traveled from the High Country, the weaker it became. Three things puzzled him. First, his arm always felt the weakest whenever they stopped in a village. Secondly, he noticed that when the travelers from the High Country gathered around a fire at night to talk among themselves, his arm became strong again.

4 Üçüncü keşfi onu en şaşırtanı oldu. Kolunu arkasına koyduğunda tutulma yok oluyor ve kolu tekrar eski gücünü kazanıyordu.

4 His third discovery puzzled him the most. When he put his arm behind his back, it no longer felt stiff and useless.

5 Bir gün, bilge adam gördüğü olay karşısında şaşıp kaldı. Vagonu bir dönemeçten geçerken komşularının bulunduğu vagona baktı. Çoğunun onun gibi kollarını arkalarında tuttuğunu farketti. Daha yakından baktığında bazılarının kollarını arkalarına iple bağladıklarını gördü.

5 One day the wise man was startled. As his wagon rounded a bend in a high mountain road, he looked down on his neighbors’ wagons ahead of him. He realized that many others were also holding an arm behind their back. As he looked more closely, he saw that some older people had even tied their arm in place with a rope.

6 Bilge adam neden böyle bir olayın meydana geldiğini kendi kendine sordu.

6 Why, he wondered, was this happening?

7 Sonunda Alçak Ülke’ye vardılar. Hava sıcacıktı. Tarlalar tahıl ihtiyaçlarını, ormanlar ise odun ihtiyaçlarını karşılayacaktı. Bu ülkede hayat umut vericiydi, zayıf kollarının verdiği endişe hariç. Söylentilere göre kolu etkileyen bu garip hastalığın nedeni Alçak Ülke’nin havasıydı. Bazıları Alçak Ülke’de yaşayabilmek için bu hastalık ile yaşamayı öğrenmek gerektiğini bile söylüyordu.

7 At last they reached the Low Country. The weather was warm. The fields would produce grain and the forests would supply lumber for their houses. Life looked promising. Promising, that is, except for their weak arms. It was rumored that the Low Country’s air caused this strange weakness. Some of the people even said they must learn to live with this weakness if they wanted to stay in the Low Country.

8 Yetişkinler ve çocuklar işe başladılar. Toprağı temizlediler, tahıl ektiler ve yeni evlerini inşaa etmek için odunları hazırladılar. Yüksek Ülke’den bir terzi zayıf kollarını yerinde tutacak ve koruyacak özel bir palto dikti. Zayıf kolun ağır yükleri itebilmesi için de paltoya deri ekledi. Fakat yeni paltolarını kullanmalarına rağmen işler hâlâ yavaş gidiyordu çünkü herkez tek kolunu kullanıyordu.

8 The adults and children set to work. They cleared the land, planted crops, and prepared lumber to build their new homes. A High Country tailor sewed a new kind of coat that would hold the useless arm in place. He also put leather on the coat so the shoulder could push heavy loads. Even with the new coat, however, work was slow because everyone used only one arm.

9 Bilge adam yeni bir olayın farkına vardı. Birincisi, bütün ağrılara rağmen çocuklar zayıf olan kollarını tekrar kullanmaya başlamışlardı. İkincisi, ne zaman Yüksek Ülke’nin insanları ilk inşaa ettikleri evde toplansalar, bütün kapıları ve pencereleri kapattıkları zaman en yaşlıların bile kolları kuvvetini kazanıyordu. Çoğu suçu Alçak Ülke’nin havasında buldu ve bu havayı içeri sızdırmayacak güçlü evler inşaa etmeye karar verdi. Fakat bu açıklama bilge adamı tatmin etmemişti çünkü Alçak Ülke’nin havasını soluyan dışarıda oynayan ve çalışan çocuklar her geçen gün daha da kuvvet kazanıyorlardı.

9 Again, the wise man noticed a strange thing. First, he noticed that–even though it caused them pain–the children soon began using their weak arm again. Secondly, the wise man noticed that whenever the High Country people met together in their first buildings, if they shut all the doors and windows, strength returned to the arms of even the oldest men and women. “Surely,” most said, “this proves that the Low Country air is at fault.” Most agreed that the only solution was to build houses so strong that all Low Country air could be kept outside. But the wise man was puzzled most because the children seemed to become stronger while playing and working outside in the Low Country air.

10 Bilge adam tek kollarını kullanarak yeni evler inşaa etmeye çalışan komşularını uzun süre seyretti. Ülkesinin insanlarının refahı için endişeleniyordu. Yeni palto tek kolla daha hızlı çalışmalarını sağlıyordu fakat kış yaklaşıyordu. Eğer tek kolla çalışmaya devam ederlerse, ne evler ne de ektikleri ürünler hazır olacak gibi gözüküyordu.

10 The wise man watched his High Country neighbors trying to build their houses while using only one arm. He became fearful for his people’s welfare. The new coat helped them work faster with one arm. But winter was coming and neither the houses nor the crops would be ready if everyone continued to work with one arm behind their back.

11 Bilge adamın çocuklardan aldığı ders şu oldu: ne kadar ağrı olsa bile, sıkı çalışma ile zayıf kolunu kullanması onu tekrar güçlendimenin tek yoluydu. Kış yaklaştığı için, evini yarım bırakıp bütün zamanını kolunu kuvvetlendirmeye harcayamazdı. Fakat aynı zamanda iki kolunu birden kullanmadan kıştan evvel evini bitiremeyeceğini de çok iyi biliyordu. Bilge adam sonunda bir karara vardı: eğer evini kıştan evvel bitirmek istiyorsa, her gün kolunu kuvvetlendirmeye belirli bir süre harcamaktan başka çaresi yoktu.

11 The wise man learned a lesson from the children. He realized that–even though it was painful–using his weak arm for hard work was the only way to make it strong again. Because winter was coming, he knew that he could not stop working on his house in order to spend all his time trying to make his arm strong. But he also knew that he could not finish his house before winter unless he used both arms. The wise man decided that if he was to finish his house before winter, he must spend some time each day strengthening his arm so that he could finish his house more quickly.

12 12 Böylelikle bilge adam her gün hem kolunu kuvvetlendirmeye hem de evini inşaa etmeye vakit ayırdı. Evini kış gelmeden bitirdi.

12 The wise man spent time each day both strengthening his arm and working on his house. He finished his house before winter.

13 Kar hasattan evvel ve evlerini bitirmeden bastırdığı için bazı Yüksek Ülke’nin insanları o kışı çıkaramayarak öldüler. Her gün yavaşça çalışmışlardı çünkü evlerini bir süre olsa bile yarım bırakarak kollarını kuvvetlendirmeye vakit harcamaya korkmuşlardı.

13 Some High Country people perished that winter because the snow came before their crops were harvested and their houses finished. They had worked slowly every day because they were afraid to stop working on their houses long enough to strengthen their weak arm.

14 Eğer Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşıyor ve İngilizce’yi iyi konuşamıyorsanız, bir kolunuz arkanızda bağlı yaşıyor gibisiniz demektir. Ailenizi geçindirmek için çalışmanız şart. Fakat her gün İngilizce öğrenmek için vakit harcamazsanız, hayatınızın geri kalan kısmında kısıtlanmış olursunuz. Spoken English Learned Quickly’nin tasarlanmasının amacı iş sahibi olanların aynı zamanda her gün evde İngilizce’yi çalışmalarını sağlamaktır. Altı aydan bir yıla kadar her gün düzenli bir şekilde İngilizce çalışırsanız, İngilizce’niz çok çabuk ilerleyecektir. Bu daha yüksek maaş almanızı, cemiyetinizde daha etkin bir biçimde yaşamanızı ve okullarında İngilizce öğrenmekte olan çocuklarınızla konuşmanızı sağlayacaktır.

14 If you live in the United States and cannot speak English well, you are living as though one arm was tied behind your back. You must work to support your family. But if you do not spend time each day learning English, you will be limited for the rest of your life. SPOKEN ENGLISH LEARNED QUICKLY was written so that you can study at home and still hold a job. If you will regularly study English each day for six months to a year, your English will greatly improve. You will be more able to earn higher wages, live more effectively in your community, and talk with your children as they learn English in school.

e-Okul.Biz | Veli Bilgilendirme Sistemi – Eğitim , Öğretmen , Ödev, Ders

Yorumlar»

1. oğuzhan – Aralık 15, 2008

resmi olsa iyi olurdu
Yanıtla
2. selin – Aralık 23, 2008

aslında güzel olmuş ama tek bir masal çok sade durmuş benim aradığım masal ise yiyeceklerle ilgiliydi
Yanıtla
3. sıla – Aralık 25, 2008

seline katılıyorum tek masal değild4e içinde giant dog watermolen beach ball ve refrigerator un içinde geçen bir masal olmaalıydı çünkü benim konum bu ama yinede elinize sağlık
Yanıtla
4. buket – Ocak 19, 2009

waww aklımda olsunda ödew olursa çalarız burdan:D
Yanıtla
5. nursena – Ocak 26, 2009

harika benim ingilizce ödevime yaradı ben artık bu sitede gezeim he arkadaşlar bunu kim koymuşsaiakıl etmiş
Yanıtla
6. nursena – Ocak 26, 2009

ben bunu yazıcıdan indirip öğretmene götürüp 5 alcam ve yan gelip yatcam şaka şaka
Yanıtla
7. nursena – Ocak 26, 2009

harika site:)
Yanıtla
8. nursena – Ocak 26, 2009

:dmammamiya müthişinde ötesi1 hikaye ama bence 2 3 tane yeni hikaye koyabilir diimibana hiç kimse katılmaz sorumu geri aldım
Yanıtla
9. nursena – Ocak 26, 2009

pardon en son gönderdiğim:D BU OLCAK HADİ BEN KAÇAR
Yanıtla
10. nursena – Ocak 26, 2009

byby arkadaşlar:):D
Yanıtla
11. BUKET – Ocak 26, 2009

BU KIZDA VAR BİRAZ BU SİTENİN SAHİBİDE ÖKÜZÜN TEKİYMİŞ
Yanıtla
12. derya – Şubat 10, 2009

yha bn cinderella masalının moderleşmiş halinin türkçesini istiyorum ne çıkıoo… ayhhh delircem yha..:@
Yanıtla
13. derya – Şubat 10, 2009

nursena sende bırs wrmı bu arada…
Yanıtla
14. filiz – Şubat 11, 2009

yha nie bu kadar uzun hikayeler oluyo ki.aaaaa
Yanıtla
15. filiz – Şubat 11, 2009

çok saol
Yanıtla
16. merve – Şubat 12, 2009

sağolun çok güzel ne arandığı bilinmeli dimi
Yanıtla
17. merve – Şubat 12, 2009

sinderella ne arıyo burda
Yanıtla
18. merve – Şubat 12, 2009

aradığım bu yani ilk defa inrenette aradımı buldum aslında ilk değil
Yanıtla
19. merve – Şubat 12, 2009

ya arkadaşlar bu arada siz ödevmi beğenmiyosunuz buldum ya am yaza na kadar canım çıktı!:(
Yanıtla
20. ben – Şubat 12, 2009

süper ama acıklı :A
Yanıtla
21. Emrah – Şubat 12, 2009

arkadaşlar bizim gıcık ingilizce hocası bizden saçma bi ödev istedi ingilizce kısa masal bulup yazıcaz yrdımcı olursanız grçkten çok sevinirim
Yanıtla
22. Metin – Şubat 17, 2009

la niiiiddiniz bunu yazanaça anam alar la am yinede tşk ederim:) Darknessman_metin@hotmail.com
Yanıtla
23. özlem – Şubat 19, 2009

heee aynı bizim ingilizce hocası kısa bir masal istedi ve bu masala uygun sınıfta ona göre canlandırcasss yardım eden yokmuuu
Yanıtla
24. murooo!!!!!!!!!!!!!! – Şubat 20, 2009

ben hepinizin salak oldugunu düşünüyorum!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
firariii!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Yanıtla
25. murooo!!!!!!!!!!!!!! – Şubat 20, 2009

ananızı sikemmmmmmmmm
Yanıtla
26. yasemin – Şubat 23, 2009

güzel ama benim aradığım bu değildii
Yanıtla
27. muhammet ali – Şubat 23, 2009

ingilizce kısa hikaye yaz googleden 3. tıklarsan görürsün
Yanıtla
28. symn – Şubat 23, 2009

teşekkürler ama çok uzun bişi kısa bişi arıyom ama bulamoyom

offfffffffffffffffffffffffffffffff…………………. :( :(
Yanıtla
29. zülküfcan – Şubat 24, 2009

bende cinderella yı çok seviyorum masalını
Yanıtla
30. suat selin – Şubat 25, 2009

çok usun lan buuuuu
Yanıtla
31. barby – Mart 2, 2009

hiç güzel deil
Yanıtla
32. özge….. – Mart 2, 2009

slm millet
Yanıtla
33. özge….. – Mart 2, 2009

nbr
Yanıtla
34. ebru – Mart 2, 2009

çok uzun………..
Yanıtla
35. iremsu – Mart 3, 2009

yaaaa bance içerik fazla yok kusura bakmayın…
Yanıtla
36. @SLI – Mart 5, 2009

VAALA BU YAZIYI BURAYA KOYANDAN ALLAH RAZI OLSUN ÖDEVİM İÇİN TAM ARADIĞIM ŞEY
Yanıtla
37. melihcan – Mart 5, 2009

mal gibi site
Yanıtla
38. merve – Mart 6, 2009

hiç güzel deil daha güzel olabilirdi ardaığımı bulamadım
Yanıtla
39. merve – Mart 6, 2009

ayrıca biz masal diyoruz brda hikaye yazıyor buna da masal diyorsanız
Yanıtla
40. merve – Mart 6, 2009

daha güzel siteler olmasını istiyorum
Yanıtla
41. derya – Mart 7, 2009

sağolun valla çoooooooooook işime yaradı
Yanıtla
42. hümeyra – Mart 7, 2009

daha fazla olsaymiş iyi olurmuş ama buda güzel kip bay
Yanıtla
43. musti – Mart 8, 2009

yha çoq işime yaradı yha ing ödevimi yaptım artıq yarın okuluma rahat raht gidebilirim kim yaptıysa çoq saolsunbaşarılarını devamını bekliorum=)))
Yanıtla
44. FURKAN – Mart 11, 2009

UF YA RESİM OLSAYDI DAHA GÜzEL OLURDU
Yanıtla
45. sema – Mart 14, 2009

dha iyi oolabilirdii
Yanıtla
46. bilalo – Mart 16, 2009

çok tşkkler inş sayenizde ii not alcam xD
Yanıtla
47. selo – Mart 16, 2009

selam millet kimlik kontrol polis
Yanıtla
48. tuğçe – Mart 16, 2009

slm ben bunu beğenmedim çok uzun metin
Yanıtla
49. bir garip liseli – Mart 17, 2009

hos..!!!ama resim olsa daha iyi olurdu..lise1 lere göre mi mu?? masal. :) )yani konularına göre yazıldı bilmiyorum !! :) ))
Yanıtla
50. ali Woller – Mart 17, 2009

güzel ama :( çok uzun ben bunu yazarsam sabah olur :(
Yanıtla
51. gözde(sarı şeker) – Mart 19, 2009

bence hoş ama biraz nese benim hoşuma gitti…..
Yanıtla
52. oğuz – Mart 24, 2009

beyler counter strike oynayan varmı????
varsa sxe 7.6 yı atın bana ltfen rank ı yükselticem top15′in 1.si olcam
ltfen.kızlar bu arada izmirde olanlarla bir yere falan giideriz.ama yanlış
anlamayın ltfen.ingilizce hikayeye gelince iyi olmus beğendim sağol site
yöneticisi.beyler,kızlar beni seven mesaj atsın.

SEVENE THANKS YOU SEVMEYENE FUCK YOU !…
Yanıtla
53. oğuz – Mart 24, 2009

burda tek kızlar varsa süper bu arada kafası güsel olan tek nursena yı gördüm.vay be ark.lar gelin bi grup kuralım.tanısak.sora da facebook a gelin ve msn ye grup kuralım,puanları toplayalım! uymadı ama geln grup kurak beyler bayanlar okemi
Yanıtla
54. oğuz – Mart 24, 2009

muroooooo ananızı sikemi bana dediysen ve kızlara seni burda yasatmam ulan !!!
Yanıtla
55. okan özkul – Mart 24, 2009

kardeşim ben masalların yeni versiyonunu arıyorum
Yanıtla
56. pınar – Mart 24, 2009

ya ben beğendim ama biraz çünkü tek 1 tane masal vardı sayfada çok sade durmuş. Keşke daha çok masal koysaydınız
Yanıtla
57. sena – Mart 26, 2009

sik gibi am war bide
Yanıtla
58. sena – Mart 26, 2009

am kıllı ha
Yanıtla
59. sena – Mart 26, 2009

sex isteyen bu msn alsın erkekler amım böyük tas gibi haaaaaaaaaaaaaa
Yanıtla
60. sena – Mart 26, 2009

amım yalayın kıllı biraz msex sex
Yanıtla
61. sıla – Mart 26, 2009

hiç işime yaramadı ama bu siteyi hasırladığınız için teşekkürler haftaya kadar kısa masal yazabilir misiniz?
Yanıtla
62. selda – Mart 26, 2009

ne biçim site hiç bi şeye yaramıyo…. hiç bilgide vermiyor
Yanıtla
63. selda – Mart 26, 2009

öküzün tekiymişsiniz hazırlayanlar
Yanıtla
64. sinem – Mart 29, 2009

arkadaşlar hiç okudunuzmu bu hikaye !!!
hep aynısını anlatıyor. ve hepsinin devamı kıta, kıta ve değişik! cümlelerde deyil hiç beyenmedim. bende güsel sandım okuyunca çakdım. ayrıca hikaye’ de kötü off! nereden bulucam ben ya , salı -son off off yardım .pls..!!!!!
Yanıtla
65. HRQ – Mart 30, 2009

*1

Detour to Romance
Gilbert Wright
L
ocated in the checkroom in Union Station as I am, I see everybody that comes up the stairs.
Tony – who owned the magazine stand to my left-, studied the laws of probability because he liked to bet on the horse races. He claimed that he could calculate, according to his system, that if I held my job one hundred and twelve years more I would know everybody in the world by sight.
And I came to the theory that if you wait long enough in a big railroad station like Union Station you’ll see everybody that travels.
I’ve told my theory to lots of people but nobody ever did anything about it except Harry. He came in a little over three years ago and waited at the head of the stairs for the passenger from the 9:05 train.
I remember seeing Harry that first evening. He wasn’t much more than a thin, anxious kid then. He was all dressed up and I knew he was meeting his girl and that they would be married twenty minutes after she arrived. There is no use in my trying to explain how I knew all this, but after you’ve watched people waiting at the head of the stairs for eighteen years as I have done, then it is easy.
Well, the passengers came up and I had to get busy. I didn’t look toward the stairs again until nearly time for the 9:18 and I was very surprised to see that the young fellow was still there.

*1
Dolambaçlı Bir Aşk Macareası
Gilbert Wright

Union İstasyonunda emanet odasında merdivenlerden yukarı çıkan herkesi görebiliyorum.
Soldaki dergi bayisine sahip olan Tony, olasılık kanunlarına çalıştı çünkü at yarışı oynamayı çok seviyordu. Yüzoniki yıl daha bu işi sürdürürsem dünyadaki herkesi simaen tanıyabileceğimi kendi sistemine göre hesaplayabileceğini iddia ediyordu.

Bende, eğer Union İstasyonu gibi büyük bir tren istasyonunda yeterince uzun beklersem seyahat eden herkesi görebileceğim teorisine ulaştım.
Teorimi birçok kişiye anlattım fakat Harry’den başka hiçkimse bu konuda birşey yapmadı. Üç yıldan az fazla bir süre önce geldi ve 9:05 treninden gelen yolcuları o merdivenlerin başında bekledi.
Harry’i o akşam ilk kez görüşümü hatırlıyorum. O zamanlar zayıf, endişeli bir çocuktan başka birşey değildi. İyi giyinmişti ve kızını beklediğini ve kız geldikten yaklaşık yirmi dakika sonra evleneceklerini biliyordum. Bütün bunları nasıl bildiğimi anlatmanın bir anlamı yok, fakat benim gibi onsekiz yıldır merdiven başında bekleyenleri seyredince bu çok kolay.

Yolcular geldi ve ben çok meşguldüm. Merdivenlere doğru saat 9:18’e kadar bakmadım ve o genç arkadaşın hala orada olduğunu görünce çok şaşırdım.
Yanıtla
66. HRQ – Mart 30, 2009

*2
She didn’t come on the 9:18 either, nor on the 9:40, and when the passengers from 10:02 had all arrived and left, Harry was looking pretty desperate. Pretty soon he came close to my window so I called out and asked him what she looked like.
You would have thought that I had checked her among the packages in my checkroom from the way he came over and half crawled through my window. “ She’s small and dark,” he says, “and nineteen years old and very neat in the way she walks. She has a face,“ he says, thinking a minute “that has lots of spirit. I mean she can get mad but she never stays long. And her eyebrows come to a little point in the middle. She’s got a brown fur, but may be she isn’t wearing it.”
I couldn’t remember seeing anybody like that.
He showed me the telegram he’d received: ARRIVE THURSDAY. MEET ME AT STATION. LOVE LOVE, LOVE. -MAY. It was from Omaha, Nebraska.
“ Well, “ I finally say, “ why don’t you phone to your home? She is probably called there if she got in ahead of you. “
He gave me a seek look, “ I’ve only been town two days. We were going to meet and then drive down south where I’ve got a job promised me. She- she hasn’t any address for me. “ He touched the telegram.“ I got this general delivery.“
With that, he walked off to the head of stairs to look over the people from the 11:22.
When I came on duty the next day he was still there and came over as soon as he saw me.

*2

Kız 9:18 treniyle de gelmedi 9:40’ta da gelmedi. 10:02 yolcularının hepsi gelip ayrıldıklarında, Harry gerçekten umutsuz görünüyordu. Biraz sonra penceremin yanına yaklaştı ve ona kızın neye benzediğini sordum.

Gelişi ve sürünmesinden onu emanet odasında gelen bagajlardan kontrol ettiğimi düşünebilirdiniz,“ Küçük ve esmer” dedi. “Ondokuz yaşında ve etkileyici bir yürüyüşü var . Yüzü “ dedi bir dakika düşündü “ oldukça anlamlı.” Demek istediğim kızar, fakat uzun süre kızgın kalamaz ve kaşları ortada küçük bir nokta oluşturur. Kahverengi bir kürkü var fakat belkide onu giymemiştir. ”

Öyle birini gördüğümü hatırlayamadım.
Bana aldığı telgrafı gösterdi . PERŞEMBE GÜNÜ GELİYORUM. BENİ İSTASYONDA KARŞILA. SEVGİLER, SEVGİLER, SEVGİLER.,-MAY. Telgraf Omaha , Nebraska’dan geliyordu.
Sonunda “Evini neden aramıyorsun “ dedim. “Eğer senden önce gelmişse mutlaka orayı aramıştır.”
Bana aptalmışım gibi baktı “Kasabaya geleli daha iki gün oldu. Buluşup bana teklif edilen iş için güneye arabayla gidecektik. Bana hiçbir adres vermedi.” Telgrafa dokundu. “ Bunu genel postadan aldım. “
Bunu dedikten sonra merdivenlerin ucuna 11:22 trenindeki yolculara bakmaya gitti.
Bir sonraki gün mesaiye geldiğimde o hala oradaydı ve beni görür görmez yanıma geldi.
Yanıtla
67. HRQ – Mart 30, 2009

*3

“ Did she work anywhere? “ I asked.
He nodded. “ She was a typist. I telegraphed her former boss. All they say is that she left her job to get married. “
Well, that was how it began. Harry meet every train the next three or four days. Of course the railroad line made a routine checkup and the police look into the case. But nobody was any real help. I could see that they all figured that May had simply played a trick on him. But never believed that, somehow.
One day, after about two weeks, Harry and I were talking and I told him about my theory. “ If you’ll just wait long enough,” I say, “ you’ll see her coming up those stairs some day. “ He turned and looked at stairs as though he had never seen them before, while I went on explaining about Tony’s figures on the Laws of Probability. Next day when I came to work Harry was behind the counter of Tony’s magazine stand. He looked at me rather sheepishly and says, “ Well, I had to get a job somewhere, didn’t I? “
So he began to work as a clerk for Tony. We never spoke of May anymore and neither of us ever mentions my theory. But I noticed that Harry always saw every person who comes up to stairs.
Toward the end of the year Tony was killed in some argument over gambling, and Tony’s widow left Harry incomplete charge of the magazine stand. And when she got married again some time later, Harry bought the stand from her.

*3

“Kız bir yerde çalıştı mı?” diye sordum.
Başını öne salladı. “Daktilocuydu. Önceki patronuna tegraf yolladım. Bütün bildikleri evlenmek için işten ayrıldığıydı. “
İşte olay olay böyle başlamıştı. Harry sonraki üç veya dört gün bütün trenleri karşıladı. Elbette demiryolları rutin kontroller yaptı ve polis olayı araştırdı. Fakat hiçkimse gerçek bir yardımda bulunamadı. Herkesin davranışının açıkça May’in ona oyun yaptığı şeklinde olduğunu görebiliyordum. Fakat nasılsa buna hiçbir zaman inanmadım.
İki hafta geciktikten sonra bir gün, Harry ile konuşuyorduk, ve ben ona teorimden bahsettim.“ Eğer yeteri kadar beklersen“ dedim, “birgün onun o merdivenlerden yukarı çıktığını göreceksin. “Ben Tony’nin olasılık konuları hakkında açıklama yaparken, o arkasına döndü ve merdivenlere daha önce onları hiç görmemiş gibi baktı .
Ertesi gün işe geldiğimde Harry, Tonny’nin dergi büfesinin tezgahının arkasındaydı. Bana sıkılgan bir şekilde baktı ve “ Bir yerde iş bulmak zorundaydım, değil mi? “ dedi.
Sonuçta tezgahtar olarak Tony için çalışmaya başladı. May hakkında daha fazla hiç konuşmadık, teorimizden hiç bahsetmedik. Fakat Harry’in gelen her kişiyi daima gözlediğini farkettim.
Senenin sonuna doğru Harry bir kumar oyunu yüzünden çıkan tartışmada öldürüldü ve Tonny’nin dul kalan eşi büfenin tüm sorumluluğunu Harry’’e bıraktı. Bir süre sonra tekrar evlendiğinde ise Harry büfeyi ondan satın aldı.
Yanıtla
68. HRQ – Mart 30, 2009

*4
He borrowed money and installed a soda fountain and pretty soon he had a very nice little business.
Then came yesterday. I heard a cry and a lot of things falling. The cry was from Harry and the things falling were a lot f dolls and the other things which he had upset while he was jumping over the counter. He run across and grabbed a girl not ten feet from my window. She was small and dark and her eyebrows came to a little point in the middle.
For a while they just hung there to each other laughing and crying and saying things without meaning, “ It was the bus station I meant- “ and he’d kiss her speechless and tell her the many things he had done to find her. What apparently happened three years before was that May had come by bus, not by train, and in her telegram she meant “ bus station “, “ not “ railroad station “. She had waited at the bus station for days and had spent all her money trying to find Harry. Finally she got a job typing.
“ What? “ says Harry. “ Have you been working in town? All the time? “
She nodded.
“ Well, Heavens – didn’t you come down here to the station? “ He pointed across to his magazine stand. “ I’ve been there all the time. I owned it. I’ve watched everybody that came up the stairs –“

*4

Borç alarak bir soda tezgahı kurdu ve kısa bir süre sonra küçük, güzel bir işe sahip odu.
Sonra dün geceye geldik. Bir çığlık ve bir çok şeyin yere düştüğünü duydum. Çığlık Harry’den yükseliyordu ve düşen şeyler de tezgahın üzerinde zıplarken yere düşürdüğü bir çok oyuncak ve diğer şeylerdi. Karşıya doğru koştu ve penceremden üç metreden daha yakında bulunan bir kızı elleriyle yakaladı. Kız ufak tefekti ve kaşları ortada birleşerek nokta oluşturuyordu.
Bir süre orada birbirilerine sarılmış olarak kaldılar, ağladılar, güldüler ve birbirilerine anlamsız şeyler söylediler. “kasdettiğim otobüs durağıydı“ gibi kız birkaç kelime söyledi. Harry, kızı birşey söyleden defalarca öptü ve onu bulmak için yaptığı birçok şeyi anlattı. Belliki üç yıl önce, May trenle değil otobüsle gelmişti ve telgrafında bahsettiği “otobüs durağıydı, demiryolu istasyonu değildi.“ otobüs durağında günlerce beklemiş ve bütün parasını Harry’i bulmak için harcamıştı. Sonuçta daktilocu olarak bir iş bulmuştu.
“Ne ? “ dedi Harry. “Bütün bu süre boyunca bu kasabada mı çalışıyordun ?
Evet anlamında başını salladı.
Aman Allahım, “ Hiç aşağıya bu istasyona gelmedin mi?“ diyerek kaşıdaki dergi büfesini işaret etti. “ Bütün bu zaman boyunca ben oradayım. Orası benim. Merdivenlerden çıkan herkesi seyrettim. “
Yanıtla
69. HRQ – Mart 30, 2009

*5

She began to look a little pale. Pretty soon she looked over at the stairs and said in a weak voice, “ I-I never came up the stairs before. You see, I went out of town yesterday on a short business trip – Oh Harry! “ Then she threw her arms around his neck and really began to cry.
After a minute she backed away and pointed very stiffly toward the north end of the station. “
Harry, for three years, three solid years, I’ve been right over there – working right in this very station, typing, in the office of the stationmaster.
The wonderful thing to me is how the Laws of Probability worked so hard so long until they finally got May to walk up those stairs of ours.

*5

Kız hafifçe solgunlaşmaya başladı. Kısa bir süre sonra merdivenlere baktı ve “ O merdivenlerden daha önce hiç çıkmadım. Gördüğün gibi dün kısa bir iş gezisi için kasaba dışına çıkmıştım. Oh,Harry ! “ Sonra kollarını Harry’nin boynuna doladı ve gerçekten ağlamaya başladı.
Bir dakika sonra, biraz geriye çekildi ve kaskatı bir şekilde istasyonun kuzey ucunu göstererek; “Harry, üç yıldır, üç uzun yıldır ben tam oradaydım, işte bu istasyonda çalışıyordum. İstasyon müdürünün ofisinde daktilocuydum.“
Benim için mükemmel olan Olasılık Kanununun böyle zor çalışması ve çok uzun bir süre sonra May’i bize kavuşturmasıydı.

*******************************************
Eğer hikaye işine yaradıysa bu kez eğitimin için değil ahiretin için birşeyler araştır.O zaman sana diyorum ki;

İslam bir görüş değil, Yaşam biçimidir.
http://www.why-islam.net
HRQ
Yanıtla
70. rapper – Mart 31, 2009

aMk bune len daha uzunu yok muydu kısa bişey yazn okuldan istiolar yazamıcam 40 sattt bunu :@
Yanıtla
71. seyma@maviss.com – Nisan 1, 2009

yha ne biçim site
Yanıtla
72. eren – Nisan 1, 2009

aol ya çok işime yaradı :)
Yanıtla
73. anıl – Nisan 6, 2009

müthiş olmuş teşkürler
Yanıtla
74. ^#sinan#^ – Nisan 7, 2009

çok süperr yhaa!^^^^#
Yanıtla
75. seda – Nisan 7, 2009

lan nbr mallar
Yanıtla
76. seda – Nisan 7, 2009

bok gibi
Yanıtla
77. 1sex1 – Nisan 13, 2009

bokum gibi olmuş alın siteyi götünüze sokun oldumuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuu_??
Yanıtla
miraç – Mayıs 10, 2009

slm msn werseme msn de gorusuruz ne dersin
Yanıtla
78. aslı – Nisan 14, 2009

bizim uyuz ingilizce hocası da içinde “so…that – such…that” geçen masallar istiyo. yardım edebilir misiniz :(
Yanıtla
79. Mahkum Online – Nisan 15, 2009

saolun :D :D:D
Yanıtla
80. tuğçe – Nisan 15, 2009

thank you ferimaç geri geri kaç
Yanıtla
81. hatçe – Nisan 19, 2009

Ya çok güzel olmuş ama uzun olmuş.Bir de hikayeden uzak kalmış
Yanıtla
82. erdem – Nisan 19, 2009

daha çok masal
Yanıtla
83. 4Y$3GU1 – Nisan 20, 2009

GAYET İYİ NEKADAR ARGO KELİMELER KULLANAN KİŞİLİKSİZLER OLSADA GÜZEL:)
Yanıtla
84. 4Y$3GU1 – Nisan 20, 2009

MADEM BOKUM GİBİ OLMUŞ DİYOSUNUZ SİZ BİR TANE YAZIN BAKALIM BOKUNUZ GİBİ Mİ? OLMUŞ
Yanıtla
85. burak – Nisan 26, 2009

ya arkadaşlar yine de yapanların eline saglık
Yanıtla
86. mervab – Nisan 28, 2009

saollun çoooook işime yaradı :d
Yanıtla
87. Çapkın Apo – Mayıs 6, 2009

cinsellik olunca daha iii oluor :-)
Yanıtla
88. E_-_M_-_R_-_E_-_ – Mayıs 10, 2009

saolun ya çokbuk buldum çabuk werdim odevimi hocaya son gundu
Yanıtla
89. miraç – Mayıs 10, 2009

xldy_mc_karizma_xldy@hotmail.com
Yanıtla
90. -fati- – Mayıs 14, 2009

ya çok güzel ama eminmisiniz ingilizcesi dogru bilen varmı!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! ^_^^_^
Yanıtla
91. kerger – Mayıs 17, 2009

işime yarıcak ama çok uzun kısa olsaydı daha iyi olcaktı kısa yapın
Yanıtla
92. mr.yasin – Haziran 2, 2009

aga cok lazımdı tesekkürler-_-baska masallarda koynun _-_metin 2oynana varmı
Yanıtla

Cevabı iptal etmek için buraya tıklayın.
message
name email url

Notify me of follow-up comments via email.

search

*
Reklam
*

Aralık 2008 M T W T F S S
« Nov Jan »
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31
*
mersin haber
*
Blog Stats
o 201,559 hits
*
Son Yazılar
o Cinsel organı patladı
o Adana 2009 Seçimleri Kargaşası
o Fatih Terim ROL KESİYOR
o Defne Samyeli de Seyrantepe’den Şikayetçi
o vBulletin 3.8.1 Tükçe Dil Paketi
o Ocak 2009 KEY ödemeleri hakkında
o Google Web Geçmişlerini Silme
o Milli Eğitim’i KIZDIRAN FİLM
o Sinem Kobal’ın itirafı
o Son çapkın kız Yonca
o Dünya’nın En Cazibeli Kadını : Megan Fox
o Lida Hakkında Bilgi
o Lida Dai Dai Hua Jiao Nang Sevgilisiyle Sevişirken
o Hangi Seksi Futbolcu ?
o Jessica imajını yeniledi
*
Popüler Yazılar
o Lise karne notu öğrenme,Liseler için e-okul sistemi
o 2008 OKS 2. Yerleştirme Taban ve Tavan Puanları
o İngilizce – Türkçe Masallar , İngilizceye Çevrilmiş Masal
o vBulletin Lisans Sorgulama
o Cep Telefonun Zararları Nelerdir ? Cep Telefonu ve Kanser
o Ocak 2009 KEY ödemeleri hakkında
o 3.Yerleştirme ( Tercihinde Yükseltme ) Taban ve Tavan Puanları
o vBulletin 3.7.2 Türkçe Dil Paketi
o Chipset Nedir ?
o Deniz’in tecavüz sahnesi tepkisi
o Rap | Turgay K – Rapstradamus
o Hangi Seksi Futbolcu ?
*
Arşiv
o Nisan 2009
o Şubat 2009
o Ocak 2009
o Aralık 2008
o Kasım 2008
o Ekim 2008
o Eylül 2008
o Ağustos 2008
o Temmuz 2008
o Haziran 2008
*
Etiketler
Çıktı. Çağrılar Çalar Saat Çok Çekirdekte ÖSS Sonuçları üniversite İnternet 2008 ÖSS Birincisi 2008 ÖSS Sonuçları 2008 oks taban puanları 2008 SBS Sonuçları 2008 YDS Sonuçları Adım Ölçer ADSL Arc Mouse Boynq VASE USB Hoparlör Casus Kameralı Döngüsel Artıklık Denetimi EIDE girişi fatih terim forum geliyor Google Hakkında Bilgi iBrella iPod Key Ödemeleri KPSS Kurtlar Vadisi Pusu lamer LED Işıklı Fan lida Overclock Nedir Paketi Renk Değiştiren Sahip Çıkalım Türkiye Türk Telekom TACİZ TEKNOLOJİ USB Çiçek Vantilatör USB ve Windows vbulletin ve Veri Hatası Yağ Analizi Yapan
*

*
Beslemeler
* Tam
* Yorumlar

* Theme: Regulus by Binary Moon
* WordPress.com’dan blog alın.
* En üst

96. Emre Aras - Haziran 7, 2009

İyi. Allah razı olsun.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: